
AYAĞINA KADAR GELEN FIRSAT KAÇMAZ
Cem, otuzlu yaşlarda çok çalışkan bir iş adamıydı. Çocukluktan beri yaz tatillerinde babasının yanında çalışırdı. Babasından sonra işleri o devralmıştı. Evin tek erkek çocuğuydu. Orta ölçekte çorap üretim imalathaneleri vardı. İş yerinde on beş tane personeli vardı, bir de Ahmet usta. Ahmet usta baba dostuydu. Babası yıllar önce iş yerini açtığında Ahmet ustayla başlamıştı işe. İş yerinin en kıdemli personeli, çalışanların Ahmet babasıydı. Ahmet ustanın yaşı yetmişe dayanmıştı. Cem ara sıra Ahmet ustaya hayallerini anlatırdı. Anlatırken yerinde duramaz, çok heyecanlanırdı. Hatta bazen nefes alışverişleri hızlanır, elleri ayakları titrerdi.
DUYGULAR TİCARETTE İNSANI YANILTABİLİR
"Ahmet usta, makineleri yenilesek, üretim kapasitemizi on kat artırsak, imalathaneyi büyük bir fabrikaya çevirsek düşünsene! Belki de Avrupa’ya açılırız…" derdi. Duyguları aktifleştikçe işin içinde mantık olmayan planlar yapardı.
Ahmet usta tüm sakinliğiyle, "Cem, seni anlıyorum; gençsin, heyecanlısın ama işlerimiz gayet iyi. Yirmi beş yıldır bizimle çalışan onlarca toptancımız var. Bunları daha önce de konuşmuştuk. Acele etme, fazla heyecan iyi değildir. Ne derdi baban, hatırlasana: Ticarette ağır adımlarla ilerleyeceksin, ayağın yere sağlam basacak. On kere düşünüp bir adım atacaksın. Öngörülü ve mantıklı kararlar alacaksın…"
"Öyle Ahmet usta ama geçen fuarda bir makine gördüm, bizim beş makinemize bedel. Tek başına beş kat fazla üretim yapıyor…"
Cem'in duyguları bilincini daraltmıştı, Ahmet ustayı duymuyordu bile. Zaten son zamanlarda Ahmet ustaya danışmadan, kendi başına sürekli arayış içindeydi.

HER FIRSAT FIRSAT DEĞİLDİR
Cem ofisinde müşterileriyle çay içerken telefonu çaldı. Yabancı bir numaradan aranıyordu. Merakla telefonu açtı. Arayan kişi, bir ihracat firması yetkilisiydi. Cem’in firmasıyla çalışmak istiyorlardı. Cem, detayları görüşmek üzere ertesi gün işyerine davet etti. Görüşmede ihracat firması yetkilileri, çok yüksek sayılarda ve iyi fiyatla sipariş teklif etmişti.
Görüşme bittikten sonra Ahmet usta, "Cem, bu durum hiç mantıklı değil. Şimdi biz yirmi yıllık onca müşterimizi bırakıp bir tek bu firmaya mı üretim yapacağız? Hem de bu kapasiteyle!"
Cem, "Ahmet usta, satışlarımızı ona katlayacağız. Hem de bir firmayla çalışarak onca kişiyle uğraşmayacağız. Üstelik kârımız da yüzde elli artıyor. Bankadan kredi kullanacağız, sana bahsettiğim yeni teknoloji makineleri alacağız. Anlayacağın fabrika kuracağız, yıllarca hayalini kurduğum fırsat ayağıma geldi. Ayağıma kadar gelen fırsatı kaçıramam ben," dedi. Kısa bir süre içinde anlaşmalar yapıldı, imzalar atıldı. O güne kadar kredi kullanmayan Cem, hiç düşünmeden binlerce lira kredi kullandı. Taksitlerle yeni makineler aldı.

DAĞIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
Ahmet usta bu kadar kısa sürede, üzerine düşünülmeden, aşırı istek ve duygularla yapılan işlerin sonunun iyi olmayacağını tahmin etmişti.
İlk iki yıl Cem’in işleri on kat artmıştı. Borçlar da artmıştı ama ödemelerini rahat rahat yapıyordu. Sevkiyatın biri geliyor, biri gidiyordu. Orta ölçekli toptancıları bırakmış; artık yurt dışına ihracat firmasıyla çalışan bir fabrikası vardı. İkinci yılın sonuna gelmişlerdi. Cem ofisinde Ahmet ustayla çay içerken telefonu çaldı. Arayan, ihracat firmasının yetkilisiydi: "Cem Bey, piyasada yaşanan kriz nedeniyle yurtdışı satışlarımız durdu, finansal sıkıntı içindeyiz. Artık sizden alım yapamayacağız, son ödemelerinizi gönderiyoruz. Kusura bakmayın lütfen," deyip telefonu kapattı. Cem konuşamadı bile, dondu kaldı. Ahmet usta bir bardak su getirdi. Suyu içtikten sonra kendine gelen Cem, Ahmet ustaya durumu anlatarak, "Ne yapacağız Ahmet usta?" dedi. Ahmet usta kaşlarını kaldırdı, "Yapacak bir şey yok," dedi.
DENGE HAREKETİN SÜREKLİLİĞİNİ SAĞLAR
Her yerde olduğu gibi ticarette de insanın aşırı istekleri duygularını aktifleştirebilir. Duyguları aktifleşen kişinin bilinci daralır. Doğruları görmeyebilir, mantıklı hareket etmeyebilir. "Hiç yapmam" dediği hataları yapan biri haline gelir. Anlık acılardan sakınarak uzun vadedeki faydaları düşünemez. Kısa vadeli ticari hamleleri anlık haz vermeye başlar. Anlık haz ise hikâyede olduğu gibi toplamda acı getirir. Hayatın her alanında olduğu gibi ticarette de insan duygularını kontrol edebilmelidir. Duygu ve mantık dengesini kurabilmelidir; çünkü denge, hayatın her alanında sürekliliği sağlar.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 10 tepki
Yorumlar (5)
İLHAN S. dedi ki
23 Ekim 2026Ahmet ustanın tecrübesine kulak tıkamanın faturası maalesef çok ağır olmuş, okurken Cem adına gerçekten üzüldüm.
MŞK dedi ki
24 Ekim 2026İkinci jenerasyonun devraldığı birçok firmanın başına gelen bir olay. Fabrikatör olmak, bütük olmak, çok kazanmak isteği, o durumun vereceği haz açlığı, bu şekilde olaylara sebep verebiliyor. Gelecekte elde edebileceği o varlığı, hemen bu güne çekme düşüncesi-isteği bu şekilde hatalara sebep oluyor.
Güzel bir konuya deyinmişsiniz...Muhammet Tüci dedi ki
25 Ekim 2026Ahmet usta kılı kırk yaran bir usta iken Cem heyecanlı hemen sonuca ulaşmaya çalışan bir yönetici... Konum ne olursa olsun duygusal hareket edildi mi sonuçları ağır olabilir.
Çok faydalı bir yazı olmuş ellerinize sağlık 👏
Osman dedi ki
26 Ekim 2026Güzel bir yazı olmuş
Hakbey dedi ki
26 Ekim 2026İnsan yanlışa adım atarken bile çevresinde birileri onu doğru yola sokmaya çalışıyor. Ancak bunu duyabilecek bilince sahip olmak insanı hatalardan kurtarıyor.
Yazarın kurgulaması ve anlatımı çok başarılı. Emeğinize sağlık.
