Aynı Masada Üç Akıl

Aynı Masada Üç Akıl

Aynı Masada Üç Akıl

1 dk okuma

Kerem satış direktörüydü. Odaya girdiğinde enerjisi de onunla birlikte girerdi. Sunumu açtı ve ilk cümlesini net söyledi:

“Bu projeyle pazarda ciddi bir sıçrama yapacağız.”

Masada iki kişi daha vardı.

Elif, satın alma müdürü. Önündeki dosya açıktı. Kalemi hazırdı. Kerem’in heyecanına değil, tablodaki boşluklara bakıyordu. “Toplam maliyet nedir? Kur riski nasıl yönetilecek? Alternatif tedarikçi var mı?” diye sordu.

Kerem bir an durdu. O büyümeyi anlatıyordu. Elif kaybı hesaplıyordu.

Murat ise pazarlama tarafındaydı. Sandalyede hafifçe öne eğildi. “Bu ürün bizim marka konumumuza uyuyor mu? Hedef kitle bunu nasıl algılayacak?” dedi.

Üç kişi.
Aynı masa.
Aynı ürün.

Ama üç farklı motivasyon.

Kerem fırsata doğru koşuyordu. Elif riski azaltmaya çalışıyordu. Murat algıyı korumak istiyordu.

Toplantı ilerledikçe tempo da farklılaştı.

Kerem hızlanıyordu. “Zaman kaybetmeyelim, rakipler beklemiyor.”
Elif yavaşlıyordu. “Detayları görmeden karar veremem.”
Murat arada kalıyordu. “Pilot sonuçlar olmadan net konuşamam.”

Sesler yükselmedi. Ama mesafe arttı.

Kerem biraz daha yaklaştı, sesi biraz daha netleşti.
Elif sandalyesini hafifçe geriye itti.
Murat not almaya başladı ama göz teması azaldı.

Sorun ürün değildi. Sorun, herkesin farklı bir zihinsel algısının olmasıydı.

Kerem durdu. Sunumu kapattı. Bu kez başka bir yerden başladı.

“Elif, üç senaryolu maliyet analizini paylaşayım. Risk dağılımını netleştirelim.” Dedi.
“Murat, pilot kullanıcı geri bildirimlerini açıyorum. Marka uyum skorları burada.” Dedikten sonra, son cümlesini yavaş ve sakince söyledi: “Kararı birlikte verelim ama herkesin önceliğini netleştirerek.”

Odadaki hava değişti.

Elif’in omuzları gevşedi. Murat başını salladı. Kerem konuşma hızını düşürdü.

Bir hafta sonra sözleşme imzalandı.

Toplantıda değişen şey ürün değildi. Fiyat da değildi. Değişen şey, herkesin kendi filtresinden bakıldığının fark edilmesiydi.

Satış büyümeyi ister.
Satın alma güveni.
Pazarlama uyumu.

İnsan aynı masada oturabilir. Ama aynı yerden bakamaz. Ve süreci hızlandıran şey, daha çok konuşmak değil; karşımızdakinin nasıl düşündüğünü anlamaktır.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (4)

  • Mehmet Emir Hamurcu dedi ki

    31 Mart 2026

    İş hayatında insan farklılıklarını çok güzel özetlemiş

  • Gokhan Ulger dedi ki

    15 Haziran 2026

    İnsan aynı masada oturabilir. Ama aynı yerden bakamaz. Ve süreci hızlandıran şey, daha çok konuşmak değil; karşımızdakinin nasıl düşündüğünü anlamaktır.

  • İLHAN S. dedi ki

    12 Temmuz 2026

    Satışın, satın almanın ve pazarlamanın ortak dilini, herkesin kendi mizaç frekansına uygun bir tercümeyle buluşturduğunuz an, imza atılmayacak sözleşme kalmaz

  • G.Yılmaz dedi ki

    9 Eylül 2026

    Çok güzel bir şekilde, aynı masada bulunan insanların aynı hedefe farklı pencerelerden bakabileceğini göstermişsiniz. Özellikle Kerem, Elif ve Murat üzerinden yapılan betimlemeler, farklı düşünme biçimlerini somutlaştırmış. Satışta asıl ustalığın daha çok konuşmak değil, karşımızdakinin baktığı yeri görebilmek olduğunu çok güzel anlatan bir yazı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.