
Bozuk Paranın Gözükmeyen Bölümü
''Acilen camları kapatın!
İçeri full su oldu abi demedim mi dikkat edin diye!
Kaloriferleri açın çabuk!''
…
Bunlar şirkette, şiddetli fırtınanın olduğu bir sabahta duyulan cümleciklerdi. Aralık ayının ilk haftasıydı ve dışarısı ful sağanaktı. Dışarıdan içeri girenler havluyla birbirini kuruluyordu hatta biraz daha yağıyor olsaydı personellerin şnorkerle işe gelmesi gerekirdi, öyle bir yağmur sabahıydı o gün. Mert'de iş görüşmesi için gelmişti Uğur Tekstil Firması'na. Daha evvel daha ufak tekstil butik mağazalarda hem kasiyer hem de hem de temizlik görevlisi olarak çalışmıştı Mert fakat önceki çalıştığı yerlerin patronu müşterilerle çok içli dışlı olduğu ve gereksiz muhabbetlere girmesi sebebiyle ve aynı zamanda da çalışma saatlerine pek uyum gösterememesi sebebiyle kendisini işten çıkarmışlardı. Yeni gittiği firmada da kendisini insan kaynakları müdürü Osman Bey karşıladı ve biraz kurulandıktan sonra iş görüşmesi başlamıştı. Osman Bey görüşme sonrasında yanındaki asistanına ne diyorsun bu çocuk hakkında diye sorunca, asistanı kurumsal bir firmaya uyumlu olmadığını ve iş yapamayacağını düşündüğünü söyledi ama Osman Bey'in kafasındaki plan farklıydı. Onu kasiyer veya bu tarz bir şey için değil de daha onun mizacına uygun bir bölüme yerleştirmek, pazarlama ve satış personelliği.

Ne önceki çalıştığı yerlerdeki kişilerin ne de şu anki asistanının fark edemediği bir detayı farketmişti Osman Bey. Mert boş konuşabilen ve çalışma saatlerine pek uyum sağlayamayan biriydi ama baktığımız zaman insanlar onla sohbet etmekten hoşlanıyordu, yani ağzı laf yapıyordu. Aynı zamanda da onun anlattığına göre sabah geç gelebiliyordu ama akşam da mesaiye kalması gerektiğinde hiç bundan gocunmuyordu yani onun problemi çalışmak değil daha çok düzen içinde çalışmaktaydı ve mesai saatleri çok net olmayan, insanlarla içli dışlı bir departmanda Mert kendini öne çıkartabilirdi, aynı satış veya pazarlama bölümleri gibi.

İşi önce iyi bir satışçının sonra da iyi bir pazarlamacının yanında öğrenecek sonrasında ise iki işi birden yürütebilen bir personel, daha sonrasında ise iki işi birden yönetebilecek bir yönetici olacak ve ileride de kendi tekstil firmasını kurup sektörün önde gelen markalarından MRT markasını kuracaktı.
Yıllar sonrası ve yıllar öncesindeki aradaki köprü ise Osman Bey'in Mert'in mizacına uygun bölümü farketmesi olmuştu, yani aradaki vesile bu olmuştu…
Kim Kim olduğu, kim olabileceği, kim olmak üzere olduğu, kime dönüştüğü…
Bunların her biri insan üzerinde bilinmesi gereken küçük ama çok büyük detaylar taşıyan bir insan tanıma sanatı ilmidir…
KİM KİMDİR?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (22)
isa k. dedi ki
16 Eylül 2026insan hayatına küçük bir dokunuşla neler olabileceğini gösteren mükemmel bir yazı.önemli olan detayda insanı tanımak.kim kimdir i anladığında aslında hayatlara küçük dokunuşlar ile doğru kapıya doğru anahtarı takarak doğru kapıdan sokmaktır.bu güzel ve anlamlı yazı için teşekkkürler.
Abdullah D. dedi ki
16 Eylül 2026Her insan kendi yaratılışına göre daha iyi iş yapar. Önemli olan kendini tanıyıp doğru yerde olabilmek.
Muhammet Tüci dedi ki
16 Eylül 2026İnsan tanıma sanatı görünenden görünmeyeni, söylenenden söylenmeyeni çözebilmektir. İlham verici bir yazı olmuş ellerinize sağlık 👏
Osman dedi ki
16 Eylül 2026Belli bölümler de çalışmak kimine çok zor iken kimine ise çok gelebiliyor.
G.Yılmaz dedi ki
18 Eylül 2026Bir insanın yalnızca görünen kusurlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini etkileyici biçimde anlatıyor. Mert’in düzensizliği ve fazla konuşması, doğru bakış açısıyla iletişim gücüne ve satış yeteneğine dönüşüyor. Osman Bey’in farkı ise kişiyi mevcut hâliyle değil, olabileceği hâliyle görmesinde yatıyor. “Bozuk paranın gözükmeyen bölümü” başlığı da bu düşünceyi güzel tamamlıyor: Değeri düşmüş gibi görünen insanların, doğru ortam ve yönlendirmeyle ne kadar büyük bir potansiyele sahip olabileceğini hatırlatıyor.
İLHAN S. dedi ki
18 Eylül 2026İnsanı sadece kurallara değil, mizacına uygun koltuğa oturttuğumuzda, başarısızlıklar değil, MRT gibi markalar doğuyor.
Ali Çelik dedi ki
23 Eylül 2026Birini tanımak istediğimizde onun ilk görünüşü tabiki önemlidir ama sürekliliğini de bakılmamalıdır. İlk bakışta kusur olarak görünen davranışlar başka bir yerde aranan bir yetenek ve özellik olabilir.
Mustafa dedi ki
24 Eylül 2026Küçük dokunuşlar insan hayatında çok farklılıkları getirebilir.
Evren EVİN dedi ki
27 Eylül 2026İnsanı geçmişteki hatalarıyla değil, doğru yerde neler yapabileceğiyle değerlendirmek gerektiğini çok güzel anlatıyor. Bazen bir insanın hayatındaki en büyük değişim, onu gerçekten gören tek bir kişinin fark ettiği küçük bir detayla başlıyor. Emeğinize sağlık.
Yusuf Boz dedi ki
27 Eylül 2026İnsanı sadece mevcut haliyle değil, doğru yerde neler başarabileceğiyle değerlendirmek gerektiğini çok güzel anlatıyor. Bazen bir insanın hayatındaki en büyük fırsat, onu doğru gören bir yöneticidir.
çağlar a. dedi ki
29 Eylül 2026insan sarrafı olmak bu değil mi zaten
Muhammet Ali dedi ki
29 Eylül 2026Öğrenmeden öğretme olamaz.. Doğruyu yapabilmek için doğruyu algılamak lazım... Doğru yerde olmak bu yüzden önemli
Mehmet Emir Hamurcu dedi ki
2 Ekim 2026Başarılı olan bir insan için güzel bir geçmiş misali ve olabilecekler için de güzel bir metafor, tabi asıl mesaj burada insanı tanımakla ilgili mevzu, bu da herkes için özellikle de yöneticiler için güzel bir mesaj...
Hasan Mahmutoğlu dedi ki
3 Ekim 2026İş hayatında özellikle yöneticiler için değerli bilgiler elinize sağlık.
fahri bilici dedi ki
5 Ekim 2026Çoğu yöneticinin 'uyumsuz ve laubali' diye doğrudan kapıyı göstereceği bir profildeki pırıltıyı görebilmek, gerçekten derin bir insan tanıma sanatı gerektiriyor. 'Kasiyerlikte gevezelik' olarak görülen bir kusurun, doğru zemine çekildiğinde bir markayı büyütecek 'ilişki kurma ve satış kabiliyetine' dönüşmesini çok güzel aktarmışsınız. Madalyonun görünmeyen yüzünü okumayı hatırlatan, zihin açıcı nefis bir yazı olmuş.
suat uras dedi ki
8 Ekim 2026Bozuk paranın gözükmeyen bölümü benzetmesi çok güzel. Mert’in çok konuşması işten çıkarılma sebebiyken satışta en büyük gücü oldu; yani kusur dediğimiz şey bazen yanlış yerdeki yetenekmiş. İnsana görünen haliyle değil, doğru yerde ne olabileceğiyle bakmak gerekiyor.
ACK dedi ki
8 Ekim 2026Hassas bir şekilde insanları analiz edebilirsek doğru seçimleri yapabiliriz. bu da insan tanımak ile başlar
M. Ender dedi ki
8 Ekim 2026Doğru yerde, doğru zamanda, doğru iletişim çok önemli...
Dinçer dedi ki
8 Ekim 2026İnsanı detayda tanıyabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu anlıyoruz.
Mert dedi ki
8 Ekim 2026Adaşımı tebrik ederim 😇
Ömer dedi ki
8 Ekim 2026insan tanıma ve yetiştirmeyle alakalı faydalı bilgiler...
lokman a. dedi ki
9 Ekim 2026detaylar her zaman önemlidir
