
BUGÜNÜ KURTARIRKEN YARINI KAYBETMEK
Bir mağazanın satışları düşmüş ve Yönetici endişelenir. “Bir an önce satışları artırmalıyız” düşüncesiyle yüksek indirim yapar. Satış rakamı kısa süreli olarak yükselir ve yönetici rahatlar. Ancak marj düşmüş, kârlılık bozulmuş ve müşterinin ürünün gerçek fiyat algısı zarar görmüş olabilir.
Bu sıkışık durumdan çıkmak için o anda haz veren bu karar, sonrasında zarar getirebilir.
Benzer şekilde, zor bir dönemde şirketin nakit ihtiyacı artar. Ödemeler yaklaşmaktadır. Duygusal baskı yükselir. “Ne pahasına olursa olsun parayı bulmalıyım” düşüncesiyle yüksek maliyetli bir borçlanmaya gidilebilir.
Oysa burada sorulması gereken soru sadece “Parayı nasıl bulurum?” değildir. “Bu karar üç ay sonra, altı ay sonra ve bir yıl sonra şirketimi nereye götürecek?” İşte bilinç burada devreye girer.

Ticarette duygular hangi yanlış hamleleri yaptırır?
Duygular aktif, bilinç pasif olduğunda insan daha çok kısa vadeli hazza yönelir. Zarar eden bir mağazayı kapatmak yerine “Bu mağazaya çok emek verdik, biraz daha bekleyelim” diyebilir.
Satılmayan ürünleri elde tutup sermayeyi stokta kilitleyebilir.
Sırf satış rakamını yüksek göstermek için kârlılığı ikinci plana atabilir.
Çok istediği bir lokasyonu, yüksek kira ve kötü şartlara rağmen kiralayabilir.
Sırf karşı tarafı çok beğendiği için bir iş ortağının risklerini görmezden gelebilir.
Rakibin yaptığı bir hamleye kızıp, kendi stratejisine uymadığı halde aynı hamleyi yapabilir.
Ya da işler kötü giderken, “Bir hamle daha yaparsam düzelir” düşüncesiyle zararı büyütebilir.
Bütün bu kararların ortak noktası şudur: İnsan gelecekteki faydayı değil, o anda yaşadığı duyguyu çözmeye çalışmaktadır.
Aynı ticari olay, iki farklı insan
Örneğin iki yönetici düşünelim. Bir mağazanın satışları üç aydır düşüyor. Birinci yönetici duygusal düşünür:
“Bu mağazayı açmak için çok uğraştık. Kapatırsak başarısız olmuş gibi görünürüz. Bir kampanya daha yapalım, biraz daha bekleyelim.”
İkinci yönetici ise önce kendisine sorular sorar:
“Satış neden düştü? Lokasyon mu değişti? Müşteri mi değişti? Kira ciro oranı uygun mu? Bu mağazaya koyduğumuz sermayenin getirisi nedir? Aynı sermayeyi başka bir mağazada kullansak ne olur?”
İkinci yönetici belki de daha zor olan kararı verecektir. Mağazayı kapatmak, stokları taşımak ve yıllardır verilen emeği geride bırakmak acı verebilir. Ama bu yönelteci aldığı kararla, duyguları ile hareket etmeyip günü kurtarmak için andaki hazzı seçmeyerek ileride onu bekleyen daha büyük bir zararın önüne geçebilir.
Buradaki fark sadece iki insanın zekâsı veya tecrübesi değildir. Fark, karar anında bilinci ne kadar aktif tutabildikleridir.

Peki ne yapmalıyız?
Duyguların tamamen ortadan kalkmasını beklemek mümkün değildir. Zaten mesele duygusuz olmak da değildir. Mesele, duygunun karar vermesine izin vermemektir.
Duygunun yoğunlaştığını fark ettiğimiz anda olayın biraz dışına çıkıp kendimize soru sormamız gerekir:
“Ben şu anda ne hissediyorum?”
“Bu kararı neden vermek istiyorum?”
“Bu karar bana bugün ne kazandırıyor?”
“Altı ay sonra neye mal olabilir?”
“Duygum biraz sakinleşseydi yine aynı kararı verir miydim?”
Soru sormak ve cevaplamak, duygudan çıkmak ve bilinci açmak için oldukça önemlidir.
Ticarette iyi karar vermek, her zaman en rahat kararı vermek değildir. Bazen doğru karar; satıştan vazgeçmek, mağazayı kapatmak, yatırımı ertelemek, borçlanmamak veya “hayır” demektir.
Bunların hiçbiri o anda haz vermeyebilir.
Ama ticaret sadece bugünü kurtarmak değil, geleceği de korumaktır.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 12 tepki
Yorumlar (10)
Ali Ç. dedi ki
21 Ekim 2026Duygularımız olacak evet ama o anda çok az bir süre durmak ve ne olacağını düşünmek daha kârlı olabilir. İnsan istemez tabiki 20 yıllık emeğini kapatmak ama kendi yararına ise bu duyguyu yönetebilmesidir önemli olan.
Muhammet Tüci dedi ki
21 Ekim 2026Duygusuz bir hayat olmayacağı için önemli olan onu dengeye çekebilmektir.
Zihin soru cevap şeklinde çalışır. Zihne sorular sorulup, duygu dengeye getirilebilir.
Faydalı bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık 👏
Abdullah D. dedi ki
22 Ekim 2026İnsanın hatalı karar vermesindeki en önemli etken duygunun aktif olduğu an. Hayatının her anında vereceği kararlarda duygusunu kontrol edebilirse insan hataya düşme olasılığı yüksek oranda düşer.
Osman dedi ki
23 Ekim 2026Güzel yazı olmuş
Hasan Aytaç dedi ki
23 Ekim 2026Ticarette bütüncül ve uzun vadeli düşünmek gerekir yoksa kaş yapalım derken göz çıkarırsın ve farkına bile varmazsın
Yarınlarını bugün aldığın kararlarla dizayn edersin bugün çektiğin sıkıntı vermediğin taviz gelecekte krizlerden etkilenmeyecek bir firma içindi
Yoksa günü kurtarmak en kolayı herkesin alabilecegi bir karar önemli olan öngörülü olmakİLHAN S. dedi ki
23 Ekim 2026Duygularla hareket edip sonradan pişman olmak yerine, o zor anlarda durup kendimize doğru soruları sormak o kadar önemli ki... 🙌
MŞK dedi ki
24 Ekim 2026"Mesele, duygunun karar vermesine izin vermemektir."
Yazının özeti olmuş. Ne kadar marfietli olsada insan, duyguları onu hata yapmaya zorlayabilir.
Bu arada yzınız yönetici eğitimi tadında olmuş... :)Yasin B. dedi ki
24 Ekim 2026İnsansak duygu hep var. Ticarette de var. Ama kontrol altında tutmamız bilinçle kardeş kardeş takılmasını sağlamak. İşte o vakit ticarette yan yollarda çıkmaz sokaklarda vakit kaybetmeden hedefine gitmenin konforunu yaşarız.
Hakbey dedi ki
24 Ekim 2026Günü kurtaracak hareketlerle geleceği inşa edemeyiz. Yazar, indirime giren bir ürünün arka planında nelerin yaşandığını çok güzel anlatmış. Emeğinize sağlık...
F.Turan dedi ki
24 Ekim 2026Hayatın her alanında olduğu gibi, ticarettede baskı gelebiliyor. Olayın dışına çıkıp, ön görülü hareket etmek doğru strateji kurmaya yardımcı olabilir.
Yazınızda yol gösterici tespitler yapılmış, teşekkürler.
