
Çalışan mı Başarısız, Yoksa Beklentimiz mi Yanlış?
Bir işe başlarken işveren için birçok şey önemlidir. Doğru ürünü seçmek, doğru mağazayı bulmak, doğru lokasyonda olmak… Hepsi başarı için gereklidir. Ama bunlar kadar, hatta belki daha fazla önemli olan bir şey daha vardır: Doğru personeli seçmek.
Bir kıyafet mağazası düşünün. Satış danışmanı olarak içine kapanık, çok konuşmayı sevmeyen ve sakin birini işe aldınız.
Müşteri kıyafeti dener ve sorar:
— “Sence nasıl olmuş, yakıştı mı?”
Çalışanın cevabı:
— “Evet.”
Müşteri biraz daha konuşmak ister:
— ““Rengi güzel ama acaba bana başka bir model mi daha çok yakışır? Bunun farklı bir bedeni var mı?”
Çalışanın cevabı:
— “Var.”
Müşteri daha çok konuşmak, fikir almak, ürünler ile ilgili detayları duymak istiyor. Fakat karşısındaki satış danışmanı konuşmayı hiç sevmiyor. Müşterinin sorularına mümkün olduğunca kısa cevaplar vererek geçiştiriyor.
Böyle bir durumda satışın gerçekleşme ihtimalini tahmin etmek çok zor değil. Buradaki problem çalışanın kötü olması değil. Problem, çalışanın doğru yerde olmaması.
İnsanların birbirinden farklı mizaçları vardır.
Bazı insanlar konuşkandır. İnsanlarla iletişim kurmaktan, yeni insanlarla tanışmaktan ve sohbet etmekten keyif alırlar. Hareketlidirler, enerjiktirler ve karşılarındaki insanın ilgisini kolayca çekebilirler.
Bazıları ise daha sakin ve daha içe dönüktür. Çok konuşmayı sevmezler. Sessiz bir ortamda çalışmaktan, kendi işlerine odaklanmaktan ve daha az insan iletişimi gerektiren görevlerden daha fazla keyif alabilirler.
Bu özelliklerin hiçbiri tek başına iyi veya kötü değildir. Önemli olan, kişinin mizacı ile yaptığı işin birbirine ne kadar uygun olduğudur. Çünkü insan, kendi mizaç özelliklerine uygun bir iş yaptığında hem daha başarılı hem de daha mutlu olabilir.

İşverenin beklentisi de mizaca göre değişmelidir.
Bir işveren çalışanından elbette işinin gerektirdiği performansı beklemelidir. Ancak her çalışandan aynı davranışı göstermesini beklemek doğru değildir.
Örneğin satış danışmanından müşteriye yaklaşmasını, sohbet başlatmasını, ürün önermesini ve müşteriyi alışverişe yönlendirmesini bekleyebiliriz. Ama aynı beklentiyi stok kontrolü yapan veya muhasebe bölümünde çalışan bir kişiden beklemek ne kadar doğru olur?
Bazı çalışanlar insanlarla iletişim kurarak enerjilerini yükseltir. Bazıları ise sessiz bir ortamda, dikkatlerini tek bir işe vererek daha verimli çalışır. Bu nedenle yöneticinin çalışanını değerlendirirken sadece “Ne kadar başarılı?” diye bakması yeterli değildir.
Bir de şunu sorması gerekir: “Bu çalışandan, mizacına uygun olmayan bir şeyi mi bekliyorum?”
Çünkü bir insanı sürekli olarak mizacının tersine davranmaya zorlamak, zaman içinde hem çalışanı hem de yöneticiyi yorabilir.
Çok sakin bir çalışandan sürekli daha konuşkan ve daha enerjik olmasını istemek, onun performansını artırmak yerine motivasyonunu düşürebilir. Çalışan kendisini yetersiz hissetmeye başlayabilir. Oysa aynı kişiyi, güçlü olduğu başka bir alanda değerlendirdiğimizde çok daha farklı bir sonuç ortaya çıkabilir.

Sonuçta iki taraf da kazanır
Bir işverenin beklentisi satışların artması, işlerin düzgün yürümesi ve işletmenin kâr etmesidir. Çalışanın beklentisi ise emeğinin karşılığını almak, başarılı olmak, takdir edilmek ve kendisini yaptığı işte değerli hissetmektir.
Doğru insan, doğru işe ve doğru pozisyona yerleştirildiğinde çalışan kendisini daha başarılı, daha motive hisseder. Motivasyonu yüksek çalışan daha iyi performans gösterir. Daha iyi performans ise işletmenin sonuçlarına yansır.
Bu nedenle işverenin yapması gereken sadece “iyi çalışan” bulmak değildir. Doğru işi yapabilecek, o işin gerektirdiği özelliklere sahip ve yaptığı işte kendisini başarılı hissedebilecek çalışanı bulmaktır. Bunu yapabildiğinde o çalışandan da daha doğru bir beklenti içinde olacaktır.
Çünkü doğru insanı seçmek kadar, doğru insan için doğru işi ve doğru beklentiyi belirlemek de başarıyı getirir.
“Bazen sorun çalışanda değil, ondan beklediğimiz şeydedir.”
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 9 tepki
Yorumlar (19)
Mehmet Emir Hamurcu dedi ki
3 Ekim 2026İnsan birinden fıtratına çok ters bir şey isteyip de çok iyi bir sonuç beklememeli,
Öyle olacaksa da bunun bir yolu yordamı vardır, zaman gerekirMŞK dedi ki
3 Ekim 2026Doğru Beklenti => Doğru İş => Doğru Personel
Bu denklem için gereken birde Bilinçli İşveren.
İnsanın mizaç özellikleri bilen, farklılıklarını anlayabilen bir İşveren...Hasan Mahmutoğlu dedi ki
3 Ekim 2026Beklentilerimiz o kişiye uygun olmazsa iki taraf içinde olumsuz sonuçlar doğurabilir.
M. Ender dedi ki
4 Ekim 2026Çalışandanda, eşten de çocuktanda onun özelliklerine ve geliştirebileceği özelliklere göre talep önemli demek ki…
Muhammet Tüci dedi ki
5 Ekim 2026Personel kötü değil aslında. Yanlış konumda çalışıyor olması potansiyelinin altında bir performans gösterme sebebidir. Ellerinize sağlık faydalı bir yazı olmuş.
Osman dedi ki
6 Ekim 2026Personeli verimli alana konumlandırabilmek, iyi bir tespit.
İLHAN S. dedi ki
6 Ekim 2026Yazınız, doğru insanı doğru pozisyona yerleştirmenin işletme başarısındaki hayati rolünü çok net ve vurucu örneklerle gözler önüne seriyor.👍
Abdullah D. dedi ki
7 Ekim 2026Personeli iyi tanımak, yanlış beklentininde önüne geçiyor.
Gokhan Ulger dedi ki
8 Ekim 2026"Evet." "Var." diyen satış danışmanı örneği hem gülümsetti hem çok tanıdık geldi. Kabahati çalışana yazmak kolay; o sakin kişi depoda ya da muhasebede belki ekibin en güvenilir adamı olurdu.
Hakbey dedi ki
8 Ekim 2026Beklentileri doğru yerde konumlandırmak ve bunu yapabilmek için insanı doğru tanımak.. Emeklerinize sağlık..
G.Yılmaz dedi ki
8 Ekim 2026Çalışan başarısız görünüyorsa önce görevle mizacının uyumuna bakmak gerekir. Doğru insanı doğru işe yerleştirmek, hem çalışan motivasyonunu hem de işletme başarısını artırır.
F.Turan dedi ki
8 Ekim 2026Bu tür durumlarda çalışanın desteklenmesi kısa vadede krizlerin çözülmesini sağlarken uzun vadedede kendisini geliştirmesine sebep olacaktır. Elinize sağlık.
hasan AYTAÇ dedi ki
9 Ekim 2026bir işverenın beklentısının karşılaması aslında kendı kararlarında
işi ve ona uygun personeli dogru konumlandırdıgında çarkın dişlilerini de dogru yerleştirmiş demektir
dogru yerde çalıştırılan insan başarılı ve mutlu olur buda işyerınde verım ve süreklılık demektirhasan AYTAÇ dedi ki
9 Ekim 2026bir işverenın beklentı ve mutlulugu aslında kendı kararlarında, dogru konumlandırılmış personel, bir çarkın dişlilerinin dogru yerleştirilmesi gibidir
işveren ve çalışan arasında uyum ve ardından da başarıyı getirirİsa k. dedi ki
9 Ekim 2026Doğru işe doğru insanı bulmak için ilk başta insanı tanımak gerekir .aslında ilk kapı doğru kapı bu insanı detayda tanıdığında mizacını bildiğinde onun en yüksek performansı yansıtacağı bölümü bulmak hiçte zor olmayacak .çok güzel bir yazı .tüm patronların ,tüm insan kaynaklarının okuması gerektiğini düşünüyorum
Ali Ç. dedi ki
11 Ekim 2026Bizim personelden beklentimizden önce çalışılacak yerin neye ihtiyacı olduğunu anlamamız gerekir. Hareket gerektiren bir yere hareketi az olan insanı konumladıramazsın...
Evren EVİN dedi ki
17 Ekim 2026Çok yerinde ve düşündürücü bir yazı olmuş. Özellikle çalışanı iyi ya da kötü olarak değerlendirmek yerine, mizacıyla yaptığı işin uyumuna dikkat çekmesi çok değerli. “Bazen sorun çalışanda değil, ondan beklediğimiz şeydedir.” cümlesi ise yazının özünü harika anlatıyor. Kaleminize sağlık.
Gokhan Ulger dedi ki
19 Ekim 2026"Bu çalışandan, mizacına uygun olmayan bir şeyi mi bekliyorum?" Her yöneticinin kendine sorması gereken bir soru. Sorun çoğu zaman kişide değil, yanlış pozisyonda olmasında. Ellerinize sağlık.
Dinçer dedi ki
20 Ekim 2026İnsanı tanıdığımızda aslında bir çok problem çözülmüş oluyor…
