Doğru İnsanı Doğru Koltuğa Oturtmak

Doğru İnsanı Doğru Koltuğa Oturtmak

Doğru İnsanı Doğru Koltuğa Oturtmak

2 dk okuma
2 tepki

Son zamanlarda gittikçe gerginleşen haftalık değerlendirme toplantılarından biri daha gerçekleşiyor. Patron ve karşısındaki bölüm yöneticisi birbirlerini iyi anlayamadıklarının farkında olmakla beraber haftalardır gittikçe büyüyen bu krize net bir çözüm de bulabilmiş değiller. 

Aylardır sahada koşturan, rakamları kusursuz okuyan keskin zihinli patron, karşısındaki yöneticisine bakıp duygularını kontrol etmeye çalışırken içindeki ses: "Neden beni anlamıyorlar? Alt tarafı bilançoya, somut verilere bakacaklar!" diye yankılanıyor

Oysa masanın diğer ucundaki çalışan, o an sadece üsluba, estetiğe ve kurulacak bağın sıcaklığına odaklanmış durumda. Ortada bir iş var, evet. Ama o işi sırtlayan iki farklı zihin yapısı ve mizaç var.

İş hayatında en sık düştüğümüz tuzak şudur: Herkesi kendimiz gibi düşünür, aynı dille anlar sanırız. Kimi insan hayatı somut verilere, kurallara ve toplamdaki faydaya göre okur. Ona coşkulu hayallerle, süslü cümlelerle giderseniz duvara çarparsınız. O, sadece "Ne?" sorusunun cevabını arar; arkasındaki mantığı ve emniyeti görmek ister.

Kimi ise anlık coşkuya, biçime, estetiğe ve o an aldığı mesaja bakar. Ona sadece kuru rakamlarla yaklaşırsanız, sistem anında kilitlenir. Çünkü onun için "Nasıl?" söylendiği, hangi üslupla aktarıldığı her şeydir.

Yanlış Eşleşmenin Faturası

Şimdi masaya şu soruyu koyalım: Her şeyi kuralına göre tartan, esnemeyen o keskin yapıdaki birini alıp, müşterilerle sürekli esneklik, doğaçlama ve yüksek tempo gerektiren bir satış sahasına koyduğunuzda ne olur?

Sistem çöker. Çünkü birisi sonradan yaşayacağı acı ve sıkıntılardan kaçınıp her şeyi denetlemek ister; diğeri ise sürekli keyif ve konfor peşinde koşup anı yönetmeye çalışır. Aralarında kurulan her diyalog, ortak bir sinerji üretmek yerine iki tarafı da tükenmişliğe sürükler. İşveren olarak asıl maharet, sadece CV’deki deneyim yılına bakmak değildir. Asıl maharet, o çalışanın zihninin hangi frekansta çalıştığını okuyabilmektir.

Doğru Koltuk, Doğru Ahenk

Doğru insanı doğru pozisyonda değerlendirdiğinizde ne mi olur? Frene basması gereken yerde akılcı tedbirleri alan o korumacı akıl, sistemi uçurumdan korur. Sahada coşkuyla koşan, bağı kuran o hareketli yapı ise işe hayat ve renk katar.

Gerçek liderlik, herkesi kendimize benzetmeye çalışmak değildir. Her çalışanın görünmeyen doğuştan getirdiği mizaç ve zihinsel özelliklerini çözmek ve farklı sesleri ve kişilikleri ortak bir akılda buluşturabilmektir. 

Acaba kendi ekibimizde, kimin hangi koltukta oturması gerektiğini gerçekten görebiliyor muyuz?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 2 tepki

Yorumlar (16)

  • ZZ dedi ki

    26 Eylül 2026

    Doğru yere doğru eleman alabilmek iyi bir liderin özelliklerinden biri.

  • Yusuf Boz dedi ki

    27 Eylül 2026

    Çok değerli bir bakış açısı. Doğru insanı seçmek kadar, onu doğru yerde konumlandırmak da başarının önemli bir parçası.

  • Osman dedi ki

    29 Eylül 2026

    Her işe, o işi yapanı bulabilmek.

  • Mehmet Emir Hamurcu dedi ki

    30 Eylül 2026

    İşi ehline vermek gerek

    Ve o işe ehil olmaya yatkın olana, sonuçta o işe yatkın olmasının bir sebebi var, orası onun giriş kapısı olmalı...

  • İLHAN S. dedi ki

    30 Eylül 2026

    Doğru diyorsunuz: Farklı zihin yapılarının çatışmasını değil, bir araya gelerek oluşturduğu ahengi yönetebilenler liderdir.

  • Abdullah D. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Yanlış koltukda ki çalışanlar yüzünden ekipde bir birliktelikde olmaz.

  • MŞK dedi ki

    3 Ekim 2026

    Mizacının özelliklerini bilmek;
    Yani diyorsunuz ki, insan mizacının getirdiği avantajlara uygun bir işi yaptığında daha kolay başarılı olabilir ...

  • Hasan Mahmutoğlu dedi ki

    3 Ekim 2026

    İnsanı yanlış yere koyunca faturası beklenenden fazla oluyor.

  • M. Ender dedi ki

    4 Ekim 2026

    Doğru kişiler, doğru ekip, doğru hamleler…

  • Ali Ç. dedi ki

    5 Ekim 2026

    Bir iş görüşmesinde CV de olduğundan hariç başka yeteneklere de sahip olabilir ve onu ait olmadığı yere oturtmak iki taraf için de uzun sürecek kayıplara yol açabilir.

  • ACK dedi ki

    8 Ekim 2026

    Lider insanları hedefine ulaştıran kişidir. insanları doğru yönlendirmek insanları doğru tanımak ile başlar...

  • Gokhan Ulger dedi ki

    8 Ekim 2026

    Patron "ne?" diye soruyor, yönetici "nasıl?" diye. İkisi de haklı ama aynı dili konuşmadıkları sürece o haftalık toplantı bir türlü bitmiyor. Herkesi kendimiz gibi sanmak en pahalı varsayım.

  • G.Yılmaz dedi ki

    8 Ekim 2026

    Başarı, herkesi aynı kalıba sokmakla değil, farklı mizaçları doğru pozisyonlarda buluşturmakla gelir. Gerçek liderlik, ekibin güçlü yönlerini görüp doğru koltuğa yerleştirebilmektir.

  • hasan AYTAÇ dedi ki

    9 Ekim 2026

    her ınsanın bırbırınden farklı özellıklerı var, bunları değiştirmek degılde dogru yer ve alanda kullanıldıgında nasıl tam kapasıte ıle ve yüksek verımlılık alabılecegımızı anlatmış
    ınsanları dogru tanımladıgında bırbırını tamamlayan ve dogru bir şekılde çalışabılen ekıpler başarıya ulaşmakta zorlanmazlar

  • Hakbey dedi ki

    17 Ekim 2026

    Çalışıp iş bitirmekten daha zoru o işe doğru insanı bulabilmektir..

  • Evren EVİN dedi ki

    17 Ekim 2026

    İş hayatında yaşanan anlaşmazlıkların arkasında bazen yetkinlik eksikliğinden çok, farklı mizaçların ve beklentilerin olduğunu güzel anlatan bir yazı olmuş. Özellikle “Gerçek liderlik, herkesi kendimize benzetmeye çalışmak değildir.” cümlesi çok anlamlı. İnsanları değiştirmeye çalışmak yerine, güçlü yönlerini doğru yerde değerlendirmek hem çalışan hem de işletme için büyük bir kazanım. Kaleminize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.