
HAYIR DEMEK Mİ, EVET DİYEBİLMEK Mİ?
Hizmet sektörü insana en çok ihtiyaç duyulan alandır. Kendi içinde birçok başlığa ayrılan bu sektörün genel yapı taşı ve en temel unsuru insandır.
Çalışanların hem operasyonel hem de idari yönden yönetilmesi gerekmektedir. Bazı yöneticiler hiçbir personeline "hayır" kelimesini kullanamazken, bazı yöneticiler de "evet" kelimesini kullanamamaktadır.
Özellikle yaz aylarında personelin genel talebi izinlerle alakalıdır. Her personel çeşitli bahanelerle izin talebinde bulunur. Örneğin, yanına gelen personel son üç ayda kendi hak edişinden yıllık iznini kullanmış, bununla da yetinmeyip ücretsiz izin almış olsun. Bu çalışan, ağustos ayında tekrar izin kullanmak istediğinde yöneticisine duygusal gerekçeler sunarak talepte bulunur. Yönetici ise onu izne göndermesi halinde işlerin sıkıntıya gireceğini bilir; fakat yine de personeline "hayır" diyemediği için izin talebini onaylar.

Burada izne "hayır" diyemeyen yönetici, diğer personellere de aynı tavizi vermek zorunda kalır. İzin talebinde bulunan personeline "hayır" diyemeyen yönetici, diğer konulardaki isteklere de "hayır" diyemez hale gelir. Sonucunda, personel eksikliğinden dolayı yaşanan tüm sorunları kendisi çözmeye çalışır. Her istediği yapılan personel bir müddet sonra yöneticisini sadece bir haber verme merci gibi görmeye başlar. Otorite kaybolur ve iş yerinde bir kaos ortamı oluşur.
Bunun zıddı olarak, her talebe ve isteğe "evet" demeyen yönetici de problem yaratır. Bu durumda personelin morali ve motivasyonu düşer, iş kalitesinde azalmalar olur. Bu yüzden "hayır" diyemeyen yönetici, gerektiğinde isteklere "hayır" diyerek hem kendine hem de işine kazanç sağlayacaktır. "Evet" diyemeyen yöneticimiz ise daha uyumlu davranarak "evet"lerini artırmak yönünde kendi direncini kırmalıdır. Böylece, gerektiğinde zıt davranışlar sergileyerek daha dengeli bir yönetim ortaya koyacaktır.
Sürekli "hayır" diyen bir yöneticinin bir müddet sonra personele talebini kısıtlayarak da olsa onay vermesi bir jest olacaktır. Aynı durum sürekli "evet" diyen yönetici için de geçerlidir. Personeline "Senin her istediğine evet veya hayır demiyorum ama işin durumuna göre sana bu kadar süre izin veriyorum" diyebilen bir yönetici otoritesini kurmuş olacaktır.

Her iki zıt davranıştaki aşırılıklar yönetimde zafiyetlere neden olmaktadır. Yöneticilerin bu noktada dengeyi ve kıvamı çok iyi ayarlaması gerekir. Ancak bu sayede iş yerinde bir çalışma ahengi oluşabilir.
Genel itibarıyla "hayır" diyemeyen yöneticilerimiz iş hayatı dışında da aynıdır. Evde çocuğuna, apartmanda yöneticisine, kendi patronuna da "hayır" diyemez. "Evet" diyemeyen için de aynı kural geçerlidir. O zaman davranışlarımızda, gerektiğinde zıttı bir karakter koyabilmek bizi daha karizmatik hale getirecektir.
“Zıddında yapacağımız davranışlar ilişkileri dengeye getirecektir.”
İnsanların istekleri her zaman olacaktır. Yönetici, personel isteklerinde "istek mi yoksa ihtiyaç mı?" ayrımını çok iyi yapmalıdır. Kararlarını alırken adaletle davranarak "EVET" ve "HAYIR" diyebilmelidir.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (29)
Abdullah D. dedi ki
1 Eylül 2026Cebinde Evetlerde, Hayırlarda olmalı. ikisinede ihtiyaç var)
G.Yılmaz dedi ki
5 Eylül 2026Gerçek liderlik, her şeye “evet” ya da “hayır” demek değil; adaletle, ihtiyacı görerek ve dengeyi koruyarak ikisini de gerektiği yerde söyleyebilmekmiş...
Osman Altan dedi ki
5 Eylül 2026Eveti de Hayırı da yerinde kullanabilmek.
Osman dedi ki
5 Eylül 2026Yönetici sadece onay makamı olmamalı
MŞK dedi ki
7 Eylül 2026Yönetici: Adı üstünde. Yönetebiliyor olmalı. Her durumda aynı cevabı vermek yönetmek değildir. Adaletle ve ihtiyaca yönelik "evet" ler ve "hayır" lar olmalı. Kendi özelliğini bilen yönetici, dezavantajlı olduğu durumuda bilir ve ona göre durum alır...
Abdulrahman Dabbak dedi ki
9 Eylül 2026Aslında sadece evet yada hayır ile hayat yürümez
İkiside gerekir doğru zamanda ve yerdeEvim Evren dedi ki
9 Eylül 2026Evet ve hayır kavramlarının, adil yöneticilik ile ilgili ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kavradım. İşaret ettiği konu günlük hayatta pek göze gelmese de nasıl ehemmiyetli? Ne güzel bir tespit...
İLHAN S. dedi ki
9 Eylül 2026İş hayatındaki dengenin aslında kişiliğimizin zıttını geliştirebilmekle ne kadar doğrudan bağlantılı olduğunu çok güzel özetlemişsiniz.
Nuri Can dedi ki
9 Eylül 2026Yönetici gerekli şartlarda gerekli hamleleri yapan kişidir.
Gokhan Ulger dedi ki
10 Eylül 2026Istek mi ihtiyac mi ayrimi tam da mesele. Hayir diyemeyen yonetici bir sure sonra yonetici olmaktan cikip sadece haber alan kisiye donusuyor…
Muhammet Tüci dedi ki
11 Eylül 2026Hayır diyememenin altında yatan "kaybetme korkusu" olabilir mi?
Çizgi Bestekarı dedi ki
11 Eylül 2026Her zaman hayır diyen bir yöneticinin hayırı altında yatan dominantlık olabilir mi?
Furkan A. dedi ki
11 Eylül 2026"Her iki zıt davranıştaki aşırılıklar yönetimde zafiyetlere neden olmaktadır. " çok doğru bir tespit. Her şeye evet, her şeye hayır işleri çıkmaza götürür.
M. Ender dedi ki
14 Eylül 2026Yönetici, bir nevi hakem aslından gerçekten ihtiyacı olana ihtiyacını vermesi gereken kişi...
Mustafa dedi ki
24 Eylül 2026Doğru yönetici kelimeleri doğru zamanda doğru kelime kullanandır.
Yusuf Boz dedi ki
27 Eylül 2026Yönetimde asıl mesele sürekli “evet” ya da “hayır” demek değil, doğru zamanda doğru kararı verebilmek. Adalet ve denge, güçlü yönetimin temelidir.
çağlar a. dedi ki
29 Eylül 2026dediğiniz gibi adalet ile duruma bakmak gerekiyor. ama maalesef çoğu zaman kendi isteklerimize göre cevaplar veriyoruz.
Muhammet ali dedi ki
29 Eylül 2026Herkese evet demek karşındaki insanı düşündüğün anlamına gelmez... Onu geliştirmek bazen hayırda saklı...
Mehmet Emir Hamurcu dedi ki
2 Ekim 2026Dengeli bir tutum insanlara iyi gelecek olandır bu da gerektiğinde yanlış olmayan her iki ucu da yapabilmekten geçer
Hasan Mahmutoğlu dedi ki
3 Ekim 2026Hayır ve evet demenin kıvamını kaçırmak insanı çok zorlayan bir sürecin içine sokar.
fahri bilici dedi ki
5 Ekim 2026Çok yerinde bir liderlik muhasebesi olmuş. Sürekli 'evet' demek otoriteyi aşındırıp yöneticiyi sıradan bir onay mekanizmasına dönüştürürken, sürekli 'hayır' demek de bağlılığı ve motivasyonu kurutuyor. Asıl ustalık; sınır çizerken adil, esnerken ölçülü olabilmekte. 'Zıddını koyabilme esnekliği' her yöneticinin masasında durması gereken altın bir ilke.
suat uras dedi ki
8 Ekim 2026Her talebe evet demenin de her talebe hayır demenin de yönetimi zayıflattığı çok güzel anlatılmış. İzin örneğinde görüldüğü gibi bir kez verilen taviz diğer taleplere de yayılıyor. İstek ile ihtiyacı ayırt edip gerektiğinde zıddına davranabilmek gerçek yöneticilik.
ACK dedi ki
8 Ekim 2026Evetlerimiz ve hayırlarımız sonunda esas hayırlı sonuçlara yönelik düşünerek olmalı....
İsa k. dedi ki
8 Ekim 2026Hem ticari hayatta hem de gündelik ilişkilerimizde kullanabileceğimiz güzel bir yazı. Bundan sonra hayır demeyi de öğrenmem gerektiğini öğrendim:)
M. Ender dedi ki
8 Ekim 2026Evetler ve hayırların dengesi ve yerinde kullanımı çok önemli demek ki doğru bir iletişim, ilişki ve iş hayatı için.....
Dinçer dedi ki
8 Ekim 2026Hayırlarımız evetlerimizi kıymetli yapar. İnsan koşması ve durması gereken yeri bildiği gibi, evet istemeyi de hayır demeyi de doğru zamanda bile bilmeli.
hilmi kibarkaya dedi ki
8 Ekim 2026İnsanların ihtiyacı bazen hayır duymak nazende evet duymaktır.Tıpkı arabanın fren ve gaz pedalı gibi.İkiside olmalı...Ve ihtiyaç halinde kullanılmalı.
Mert dedi ki
8 Ekim 2026Doğru zamanda doğru yerde...
Ö.K. dedi ki
8 Ekim 2026İstek ve ihtiyaç arasındaki farkı anlayıp ve buna göre karar vermek gerekiyor, ne kadar güzel bir ölçü
