İŞYERİ FARKLI SORUNLAR AYNI

İŞYERİ FARKLI SORUNLAR AYNI

İŞYERİ FARKLI SORUNLAR AYNI

3 dk okuma

Her yeni işe girdiğimizde hepimizin ortak bir hedefi vardır. Bir önceki günümüze göre daha başarılı olmak isteriz. Hiç kimse yeni başladığı bir işten ertesi gün ayrılmayı düşünmez. Tam aksine, bulunduğu işi öğrenmek, kendini geliştirmek, kariyerinde ilerlemek ve daha fazla kazanç elde etmek ister. Çünkü hepimizin amacı çalıştığımız iş yerinde mutlu olmak ve başarılı bir kariyer inşa etmektir.

İlk zamanlarda her şey yolunda gider. Bir yandan işi öğrenmeye çalışırken diğer yandan kendimizi geliştirmek için çaba gösteririz. Ancak bazen işler istediğimiz gibi ilerlemez. Mutlu olmak için başladığımız iş yeri, zamanla bizi en çok mutsuz eden yer hâline gelir. Mutsuz olduğumuz bir ortamda çalıştığımız için performansımız düşmeye, başarımız da yavaş yavaş azalmaya başlar.

O noktada kendi kendimize düşünürüz: "Ben bu iş yerinde neden mutsuzum? Mutlu ve başarılı olmak istememe rağmen neden kendimi burada iyi hissetmiyorum?" Hatta bazen sabah işe giderken, "Ayaklarım sanki beni işe değil de başka bir yere götürmek istiyor." dediğimiz bile olur.

Yaşadıklarımızı düşündüğümüzde aslında patronun ya da yöneticinin verdiği görevleri eksiksiz yerine getirdiğimizi fark ederiz. Buna rağmen iş yerinde öyle biri vardır ki ne yaparsak yapalım onunla aynı noktada buluşamayız. Ben bir fikir ortaya koyarım, o tam tersini savunur. Ben bir çözüm üretmeye çalışırım, o bambaşka bir bakış açısıyla yaklaşır. Sürekli görüş ayrılığı yaşarız ve ne yaparsam yapayım bu durumu değiştiremediğimi düşünmeye başlarım. Sonunda da "Bu şirket bana göre değil." diyerek ayrılma kararı veririm.

Aradan bir süre geçer ve yeni bir işe başlarım. Bu kez de aynı heyecanı taşırım. Yine başarılı olmak ister, istekle çalışır ve işlerimi en iyi şekilde yapmaya gayret ederim. İlk dönem gerçekten her şey çok güzel ilerler. Ancak zaman geçtikçe yine patrona ya da müdüre yakın olan biriyle sorun yaşamaya başlarım. Ben ne söylersem o tersini söyler. Bakış açılarımız hiçbir zaman birbirini tamamlamaz. Üstelik sürekli yöneticilere giderek benim olumsuz yönlerimden bahseder. O zaman kendi kendime, "Bir insan neden sürekli başkasının eksik taraflarına odaklanır? Gerçekten bu kadar olumsuz biri olabilir mi?" diye düşünürüm. Sonunda bu iş yerinden de ayrılırım.

Hayat ise devam eder.. Çalışmayı bırakamayacağıma göre yeniden iş aramaya başlar ve başka bir işe girerim. Bu kez kendi kendime, "İşte bu sefer oldu. Beni anlayan, bana değer veren bir şirkette çalışıyorum." derim. Fakat belli bir süre geçtikten sonra yine benzer olaylar yaşanmaya başlar. Bu kez de içeride başka biriyle aynı sorunları yaşamaya başlarım. O an ister istemez, "Her gittiğim yerde neden aynı şeyleri yaşıyorum? Kader bana aynı oyunu tekrar tekrar mı oynuyor?" diye düşünmeye başlarım.

Artık bu durumun nedenini gerçekten öğrenmek isterim ve konuyu işinde uzman, bilgili bir kişiye danışırım. Ona, "Neden bunlar sürekli benim başıma geliyor? İnsanlar neden bana sürekli zıt davranıyor? Acaba problem bende mi?" diye sorarım.

Bana verdiği cevap ise bakış açımı tamamen değiştirecek kadar etkileyici olur.

"İyi bir yönetici olmak, sadece kendisine benzeyen insanları yönetmek değildir. Gerçek yöneticilik, kendisinden tamamen farklı düşünen insanlarla da sağlıklı bir şekilde çalışabilmektir." der.

Ardından sözlerine şöyle devam eder:

"Her insan aynı bakış açısına sahip değildir. Kimileri geleceğe odaklanırken kimileri geçmişi düşünür. Kimileri olayların olumlu taraflarını görürken kimileri önce olumsuz yönlerini fark eder. Bazıları satışta çok başarılıdır, bazıları ise operasyonda daha güçlüdür. Kimileri çabuk unutur, kimileri ise yaşadığı hiçbir şeyi kolay kolay unutmaz. Önemli olan sadece kendinin kim olduğunu bilmek değil, karşındaki insanın nasıl düşündüğünü de anlayabilmektir."

Bu sözleri dikkatle dinledikten sonra ona bir soru daha sorarım.

"Peki insanlar neden bu kadar farklı?"

Verdiği cevap aslında her şeyi özetliyor...

"Çünkü her insan dünyaya bazı avantajlarla ve bazı dezavantajlarla gelir. Hayat ise bize güçlü olduğumuz yönleri göstermekten çok, eksik olduğumuz tarafları geliştirmeyi öğretmek ister. Bu yüzden gittiğin her iş yerinde karşılaştığın insanlar, aslında eksik yönlerini fark etmen ve onları geliştirebilmen için karşına çıkar."

İşte o an önemli bir gerçeği fark ederim. İnsan, kendisinde olmayan ama hayatını güzelleştirecek olumlu özellikleri kazanmaya başladıkça karakterini inşa etmeye başlar. Karakter dediğimiz şey, sadece doğuştan getirdiğimiz özellikler değil; sonradan öğrenip hayatımıza kattığımız güçlü yönlerin bütünüdür.

Kendime yeni özellikler kattıkça iş yerinde daha etkili, daha saygın ve daha fazla sözü dinlenen biri olmaya başladığımı fark ederim. İnsanları daha iyi anlayabilir, onları daha doğru yönetebilir ve farklı bakış açılarıyla daha rahat çalışabilirim. Fakat hayatın bana öğretmek istediği olumlu özellikleri kazanmadığım sürece aynı sorunlar farklı insanlar üzerinden karşıma çıkmaya devam eder ve istediğim başarıya ulaşmam her geçen gün daha da zorlaşır.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (23)

  • MUHAMMET TÜCİ dedi ki

    13 Ağustos 2026

    Peki o iş yerinde haksızlığa uğradıysak ne yapmalıyız ? Ya da bize ne yapma hakkı verir ?

  • Kerem dedi ki

    14 Ağustos 2026

    Karşındaki anlatıyorsun anlatıyorsun anlamıyor gerçekten :))) insanları anladığın halde sabretmek zor iken. Anlamadan, tanımadan yaşamak da bu bilgiler varken ne bileyim…. :))

  • G.Yılmaz dedi ki

    5 Eylül 2026

    Karşımıza çıkan her insan, aslında bize eksik yönümüzü gösteren bir ayna değil mi?

  • Furkan A. dedi ki

    9 Eylül 2026

    olumlu özellikleri kazanmadığım sürece hep aynı insanlar beni mi buluyor diyorum

  • Evim Evren dedi ki

    9 Eylül 2026

    İş hayatında ve hatta tüm beşeri ilişkilerde karakteristik yapımızın ne kadar önemli olduğunu anlatan bir yazı... Teşekkürler.

  • Gokhan Ulger dedi ki

    10 Eylül 2026

    Isyeri degisiyor ama ayni sahne tekrar ediyorsa ortak payda biziz. Karsimiza cikan o zit adam aslinda eksigimizi gosteren ayna.

  • Mustafa dedi ki

    24 Eylül 2026

    Hayatta hep doğru algılama yaparsam işte o zaman kendi eksikliklerimin de farkına varabilirdim.

  • Yusuf dedi ki

    27 Eylül 2026

    Çok anlamlı bir mesaj. Aynı sorunların farklı iş yerlerinde tekrarlanması, bazen çevremizden çok kendi geliştirmemiz gereken yönlere bakmamız gerektiğini hatırlatıyor.

  • Dinçer dedi ki

    29 Eylül 2026

    Eğer irdelemezsek sadece iş yaşantımızda değil tüm hayatımızda benzer sorunlarla karşılaşacağız.

  • çağlar a. dedi ki

    29 Eylül 2026

    elinize sağlık. isimler ve mekanlar değişse de, insanı tanıyamayanın doğasını ve yaşanan sıkıntıların hep aynı kalmasını çok güzel özetlemişsiniz.

  • Muhammet Ali dedi ki

    29 Eylül 2026

    Mekan aynı olsa da içindekiler farklı... Bu farklılıklar kötü değil hayatımızdaki çıkış yerleri...

  • Mehmet Emir Hamurcu dedi ki

    2 Ekim 2026

    Gerçekten de kişiler değişiyor ama ben nasıl bir yapboz parçasıysam yine aynı parçayı bana yenisiyle değiştirip geri getiriyorlar
    Ben değişirsem dünyam değişir....

  • Hasan Mahmutoğlu dedi ki

    3 Ekim 2026

    Yerler farklı olsa da yaşanan sorunlar arasındaki benzerliği görmek çözüm için önemli.

  • Ö.K. dedi ki

    4 Ekim 2026

    Kuş tek kanatla uçamaz... O zaman insan da kendine zor gelen şeyleri kendine katabildiği ölçüde ileri gider... Faydalı bir yazı olmuş ellerinize sağlık..

  • fahri bilici dedi ki

    5 Ekim 2026

    Ders alınmayan sınavın aktörleri değişir ama sahnesi hep aynı kalır. Karşımıza çıkan zıt mizaçları bir çatışma unsuru değil, kendi karakterimizi inşa edecek birer gelişim fırsatı olarak görmeyi harika özetlemişsiniz. İçsel muhasebeyi harekete geçiren nefis bir yazı, elinize sağlık.

  • suat uras dedi ki

    8 Ekim 2026

    İş yeri değişse de aynı sorunların tekrar etmesinin nedenini çok güzel açıklamış. Karşımıza çıkan zor insanlar bize geliştirmemiz gereken yönü gösteriyormuş. Önce dışarıya değil, kendi eksik yönümüze bakmak gerekiyor.

  • İsa k. dedi ki

    8 Ekim 2026

    Çok güzel ve anlamlı bir yazı olmuş. Ben bir sorun yaşıyorum o sorunumu çözmeden nereye gidersem gideyim o soru çözülmeden benimle birlikte geleceğini gösteriyor onun için hayatın bize sormuş olduğu soruları ertelemeden cevaplamak gerektiği görülüyor

  • ACK dedi ki

    8 Ekim 2026

    aslında her şey tarihte yaşandığı gibi tekrar ediyor. bizde bir değişim yoksa sonuçta değişmiyor.

  • Osman dedi ki

    8 Ekim 2026

    Bakış acısını değiştirmek, bizi daha öne çıkaracaktır

  • M. Ender dedi ki

    8 Ekim 2026

    Karşılaşılan sorunlardan dolayı yer de değiştirsek demekki o sorun farklı şekillerde karşımıza çıkıyor, peki o zaman neden kaçıyoruz?

  • hilmi kibarkaya dedi ki

    8 Ekim 2026

    Önemli olan kiminle sorun yaşadığım değilmiş.
    Önemli olan sorunun ne olduğuymuş.
    Bir yerde,bir zamanda bir kişiyle bir konuda...
    Odaklanman gereken hangisi?

  • Mert dedi ki

    8 Ekim 2026

    Aynı hatalar...

  • İLHAN S. dedi ki

    9 Ekim 2026

    Çoğu zaman sorunları hep dışarıda, yöneticide veya iş arkadaşında arayıp kaçma eğiliminde oluruz. Oysa yazınızda belirttiğiniz gibi; gitmek bir çözüm değil, sadece "aynı sınavı başka bir sınıfta tekrar almak" anlamına geliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.