NE İŞ OLSA YAPARIM ABİ Mİ?

NE İŞ OLSA YAPARIM ABİ Mİ?

NE İŞ OLSA YAPARIM ABİ Mİ?

2 dk okuma

Çoğu zaman internetteki iş ilanlarına denk geliriz. Bazı işletmeler sürekli bir çalışan arayışındayken bazı çalışanların da sürekli iş arayışında olduğunu görürüz. Bazı işletmeler uzun seneler aynı çalışanlarıyla yollarına devam ederken, bazı çalışanlar ise işe ilk başladığı işletmelerden kopmak istemez.

Aynı iş, bir insanı mutlu ediyorken, bir başkasını neden mutsuz eder?

Peki neden bir tarafta sürekli bir arayış varken diğer taraftaki süreklilik hiç bozulmadan devam edebiliyor? Bu iki sonucun sebebi nedir? İş ya da çalışan tercihi konusunda genel yanlış, çalışanlarda mı yoksa işletmelerde midir?

Bütün bu soruların cevabı aslında çok basit: Benzerlikler içindeki farklılıkları fark edip, ona göre bir gelecek tasarlamak…

İnsanların aynı eğitimi almış olmaları birbirlerine benzerlikleridir. Fakat her birinin, doğuştan getirdiği eğilim farklılıkları vardır. Buna bir de, sonradan kendine kattığı özellikler eklenince, akıllarda şu soru canlanır: ‘’Aynı cinsiyet, aynı meslek fakat bambaşka eğilimlerin sebebi acaba ne?’’ Aynı eğitimi alan iki mühendislik öğrencisinden birisi okulu birincilikle bitirip saha çalışmalarında verimli olamazken ofis çalışmalarında başarılı olabiliyor. Diğer öğrenci okul yıllarında vasat iken saha çalışmalarının aranan mühendisi haline gelebiliyor. 

Peki işin tam zıttında, işverenin çalışanı işe alma konusunda yaptığı yanlışlar ne? 

Çoğu İnsan Kaynakları yönetimi, kendi belirlediği standartlara göre çalışanlarını işe alıyor. Bazıları için diploma önemli, bazıları için tek başına diploma yeterli olmayabiliyor. İşe alım yapacak olan bir restoran için sadece eğitimi yeterli olmayabiliyor. Çünkü yoğun tempolu bir iş olduğu için çalışanların sadece teorik eğitimleri yeterli olmuyor. İşletmeler yoğun çalışma saatlerine dayanacak fiziksel gücü, ürünleri zamanında çıkarabilecek hızı, mutfaktaki hiyerarşiyi bozmayacak düzeni ve kimseyi tehlikeye sokmayacak güvenlik bilgisini çalışanlarından talep ediyor. Çünkü bunlardan birinin eksikliği işleyişin aksamasına sebep oluyor. Bunlar önemli detaylar fakat en önemli detay gözden kaçıyor; Bu aday gerçekten kim? Mizacı ne? Baskı anında yönelimleri ne olur? Hayatta desteklendiği ve geliştirmesi gereken özellikleri ne?

Öte taraftan çalışanların iş tercihleri konusundaki yanlışları nedir?

Aslında temelde, İK yanlışlarından farklı değil… Sürekli hareket halinde olmayı seven bir çalışanın sırf maaşı yüksek olduğu için ofis işini tercih etmesi de bir süre sonra kendisinin mutsuzluğu ile sonuçlanabiliyor. Sürekli müzik dinlemeyi, şarkı söylemeyi ya da diğer insanlarla sohbet etmeyi seven birinin kütüphane gibi sessizlik gerektiren yerlerde çalışmak zorunda kalması da bir süre sonra iş değişikliğine gitmesine sebep oluyor. Bazıları da çalışmayı her şekilde sevdiği için kendisinin her işi yapabileceğini düşünüyor. Fakat gerekli yeterliliği olmadığı için başladığı her işte yüksek performans gösterse de belli bir süre sonra performansında ivme düşüşe geçebiliyor.

İnsan kendi mizacını bildiğinde ise kendisi için aldığı kararlar daha tutarlı oluyor. Karşısındaki insanın mizacını bildiğinde de, hayatın her alanında okulda, iş yerinde veya mutfakta hangi alanda daha verimli olacağını biliyor. Yani ‘’kiminle nerede daha iyi çalışırız?’’ sorularının çözümü o insanın mizacını bilmekle başlıyor.  Öyleyse kim kimdir?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (11)

  • Sessiz gemi dedi ki

    9 Mart 2026

    İnsanın bildiğinde hayat nasıl da lehine dönüyor...
    Güzel bir örnekleme teşekkürler 🌸

  • Ayşe B. dedi ki

    10 Mart 2026

    insanın kendinde olan iyi özellikleri bilmesi ve bu doğrultuda seçimler yapması, içinde bulunduğu süreçlerde başarılı olmasını sağlar. Konuşmayı sevmeyen biri öğretmen ya da avukat olduğunda zorlanır. Sabırsız bir insanın çocuklara sabretmesi de zor olur. Ancak avantajlı olduğu yerden başlarsa zorlandığı yerleri de geliştirebilir.

  • Feyza Ç. dedi ki

    10 Mart 2026

    İnsan kendini tanımadığında gerçekten ne isteğini de bilemez aslında. Varacağı yeri düşünmekten, durduğu yeri tanıyamadan geçen hayatlar yaşar.

  • Demet K. dedi ki

    11 Mart 2026

    İnsanın kendisini tanıyarak hayatının en büyük bölümünü alan işiyle ilgili karar vermesi ne kadar kıymetli...

  • Sena Nur Söme dedi ki

    11 Mart 2026

    O zaman mizacı bilmek önemli…

  • Pınar Y. dedi ki

    12 Mart 2026

    Ne güzel ifade edilmiş, gerçekten insan karşısındakinin detayda benzerliklerini ve farklılıklarını farkedince, kendine dönüp bendeki farklılıklar ne? Ve ben kimim diyebiliyor. Ama mesele insanın önce kendini tanımasıyla başlıyor. Umarım bizlerde kendimizi tanıma yolculuğunda o zorlukları aşabilenlerden oluruz.

  • SinemK dedi ki

    13 Mart 2026

    Çok güzel bir konuya değinilmiş. 👏🏻
    Aynı işi yapan insanların bile neden bu kadar farklı sonuçlar aldığını aslında çoğu zaman mizacımızı ve eğilimlerimizi bilmemek belirliyor.
    ⭐️İnsan kendini tanıdıkça hem yaptığı iş değişiyor hem de hayattan aldığı tat değişiyor.
    Gerçekten güncel ve düşündüren bir yazı olmuş, emeğinize sağlık.🌼🌼

  • Nur dedi ki

    14 Mart 2026

    İş sadece maaş veya diploma değil. Kendi mizacını bilmek, neyi sevip neyi sevmediğini bilmek gerçekten çok şeyi değiştiriyor.

  • Gokhan Ulger dedi ki

    15 Haziran 2026

    Benzerlikler içindeki farklılıkları fark edip, ona göre bir gelecek tasarlamak…

  • İLHAN S. dedi ki

    12 Temmuz 2026

    İnsanı tanımak; aslında sadece bir işe alım kriteri değil, o zihnin hangi zeminde 'çınar ağacı' gibi sapasağlam yükseleceğini keşfetme sanatıdır. Aksi taktirde herkesin her işi yapabildiği ama kimsenin mutlu olmadığı bir verimsizlik döngüsünde dönüp dururuz.

  • G.Yılmaz dedi ki

    9 Eylül 2026

    Çok yerinde bir bakış açısı; doğru insanı, doğru işle buluşturmanın hem çalışan mutluluğunun hem de sürdürülebilir başarının temeli olduğunu güzel anlatıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.