Ticaretin Altın Kuralı

Ticaretin Altın Kuralı

Ticaretin Altın Kuralı

2 dk okuma

"Gülmeyi bilmeyen ticaret yapmasın..." diyenlerimiz var olduğu gibi, "Ticarette önemli olan ciddiyettir," diyenlerimiz de var. Her iki söylenen sözün de doğruluk, gerçeklik payı var. Fakat her aşamada gülümsüyor olmak ne kadar doğru veya hiç gülümsemeyip hep ciddi olmaya çalışmak...

Mehmet Bey, yılların esnafı; bulunduğu sitenin en iyi ürünlerini satan parke firmasına sahip. Sistemli, düzenli, istikrarlı bir çalışma sistemi var. Hayatında en önem verdiği şey düzen ve disiplin. Firmasına girdiğinizde kuyumcu vitrini güzelliğini görüyorsunuz. 20 yılda işe geliş saati hiç değişmedi. Sabah 07.30'da firmasını açar ve kollarını sıvayıp işlerine başlar. "Çalışan demir pas tutmaz ama hep çalışmalı," der... Yetiştirdiği çırağı da kendisinin aynısı. Hatta aynası gibi...

       "İnsan insanın rengini alırmış," derlerdi, demek ki doğruymuş...

Cengiz, Mehmet Bey'in disipliniyle, sistemiyle yetiştiği için müşteri ilişkileri, işe geliş saati, iş yapış şekli Mehmet Bey'in aynısı gibi. Kendi öz evladı Ahmet bile babasına bu kadar benzemiyor.

Mehmet Bey işini bu kadar güzel ve düzenli yaptığı için müşterileri de yıllardır Mehmet Bey'den başkasına gitmezler. Fakat son yıllarda bir türlü yeni müşteri portföyü oluşturamadığını fark etti. Referansla gelen müşterilerin bile bir çoğu Mehmet Bey'le alışveriş yapmak istemiyorlar. Bunun üzerine çok düşünmeye başladı: "Neden portföyümü yeni müşterilerle genişletemiyorum?" Bu durumu o kadar içerlemişti ki... Bir gün dayanamayıp can dostu Selim abisinin yanına gitti. Selim abi der ama yılların dostluğu var aralarında. Selim abi her zamanki gibi tebessümle, ikramla karşıladı Mehmet'ini. Dost dostunun halinden anlar; "Neyin var Mehmet, sende bir haller var?" Mehmet Bey hiç durmadan konuya girdi ve durumu anlattı.

Selim abi tebessümle çayları yeniledi. "Bütün derdin bu olsun Mehmet'im, çözeriz. İnsan dünyaya gelir ama geldiği gibi kalmaz. İnsan kendi yapısal özelliklerine sahip çıkmalı ve onları geliştirmeli. Fakat sahip olmadıklarını kendisine eklemediğinde başarıya ulaşması biraz zor olur. Düzen, disiplin, sistem bir şirketin olmazsa olmazı. Bunun yanında tebessüm, canlılık, esneklik kattığında insan hedefine ulaşabiliyor. Evet insanlar fayda görmek için gelirler fakat güler yüz görmek isterler. Zıddında ise sadece tebessüm, esneklik yetmez. Ciddiyet ve disiplin de ister müşterimiz. Bizde olmayanı hayatımıza almadıkça bizi her zaman zor günler bekler," diyerek çayından son yudumunu aldı. Mehmet Bey derin düşüncelere dalıp, "Evet Selim abi, dediğin gibi biraz tebessüm iyi gelecek gibi... Yıllardır yanı başımda olan sorunumu iki bardak çay eşliğinde çözdün ya, helal olsun sana," dedi.

       Hayat insana "geldiğin gibi kalamazsın" mesajını her an verir ama insanın doğru soruyu sormasını bekler...

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (28)

  • Abdullah D. dedi ki

    1 Eylül 2026

    Kendini geliştirebilen geride kalmaz.

  • M. Ender dedi ki

    3 Eylül 2026

    İnsan tek değil hayatta ve verilen özelliklerde tek değil, o yüzden yeni, olumlu ve geliştiren özellikler katmalı kendine.

  • Hasan Mahmutoğlu dedi ki

    5 Eylül 2026

    Hayatta bir akış var ve bu akışa ayak uyduramayan olduğu yerde kalsa bile gerilemeye başlar.

  • G.Yılmaz dedi ki

    5 Eylül 2026

    Disiplinli ve sistemli olmak tek başına yetmeyebilir; onları tebessüm, esneklik ve sıcaklıkla dengelediğinde yani sadece doğru değil iyi de yapabildiğinde ticaret gerçek anlamda büyür.

  • Osman Altan dedi ki

    5 Eylül 2026

    Kendine iş olumlu katkı yapabilmek.

  • Abdulrahman Dabbak dedi ki

    9 Eylül 2026

    İnsan hep yeni şeyleri katılabilmelidir

  • Evim Evren dedi ki

    9 Eylül 2026

    İnsanın hayatında zıtlıkları barındırmasının önemini güzel öykülerle betimlemiş, dili ile kurgusuyla sürükleyici bir yazı. Gönlünüze sağlık beğenmemek elde değil...

  • İLHAN S. dedi ki

    9 Eylül 2026

    Mehmet Bey'in hikayesi üzerinden ticarette dengenin önemini bu kadar samimi ve akıcı aktardığınız için teşekkürler, çok keyifliydi

  • Nuri Can dedi ki

    9 Eylül 2026

    Geldiği gibi kaldığında nasıl ki bir elma bile beklediğinde bozuluyor bizler de ilişkilerimizde olduğumuz gibi kalırsak bozulabiliriz.

  • Gokhan Ulger dedi ki

    10 Eylül 2026

    Düzen ve disiplin masayı kuruyor ama müşteriyi o masada tutan tebessüm oluyor. Bizde olmayanı eklemedikçe yıllarca aynı yerde saymaya devam ediyoruz.

  • Çizgi Bestekarı dedi ki

    10 Eylül 2026

    Sadece mizaçla hedefe varılmaz, tek kanatlı kuş misali uçmamız mümkün değil. Diyebilir miyiz?

  • MUHAMMET TÜCİ dedi ki

    10 Eylül 2026

    Karakter katmak aslında gizli olan keşfedilmemiş performansımızdır diyebilir miyiz?

  • Çizgi Bestekarı dedi ki

    10 Eylül 2026

    Sadece mizaç , tek kanadını kullanan kuşa benzer diyebilir miyiz?

  • MUHAMMET TÜCİ dedi ki

    10 Eylül 2026

    Karakter keşfedilmemiş gizli olan yeteneğimizdir diyebilir miyiz?

    • Mert dedi ki

      8 Ekim 2026

      Çok yönlü olmalıyız gerçekten

  • Furkan A. dedi ki

    11 Eylül 2026

    Sadece işini doğru yapmak yeterli olmuyor, kişi aynı zamanda yaptığı işi sunarken tebessümlü olduğunda müşteride de sürekliliği kazanmış oluyor.

  • Mustafa dedi ki

    24 Eylül 2026

    İnsan kendini bu hayatta sürekli olarak geliştirmeli.

  • Yusuf Boz dedi ki

    27 Eylül 2026

    Çok güzel bir denge vurgusu. Ticarette disiplin ve ciddiyet kadar, güler yüz ve esnekliğin de müşteriyle bağ kurmada önemli olduğunu güzel anlatıyor.

  • çağlar a. dedi ki

    29 Eylül 2026

    kesinlikle insan kendisinde olmayanı istiyor. ama dediğiniz gibi ticaretim için bana gelenler için bende olmayan nedir diye bakmıyor..

  • Muhammet Ali dedi ki

    29 Eylül 2026

    Faydanın yanında keyifte olmalı ki müşteri faydayı istesin değil mi?

  • Mehmet Emir Hamurcu dedi ki

    2 Ekim 2026

    Tebessüm müşteriye sıcak gelir, kalpleri ısındırtmaya başlar

  • fahri bilici dedi ki

    5 Ekim 2026

    Kuyumcu vitrini gibi kusursuz bir düzen kursanız bile, kapıdan giren insan önce soğuk bir duvar değil, samimi bir tebessüm arıyor. Güçlü yanlarımıza yaslanıp eksik tarafımızı tamamlamayı ihmal ettiğimizde nasıl yerimizde saydığımızı Mehmet Bey’in hikâyesiyle nefis anlatmışsınız. İki bardak çay sadeliğinde çok kıymetli bir ders; kaleminize sağlık

  • suat uras dedi ki

    8 Ekim 2026

    Disiplin ve düzen şart, ama tek başına yetmiyor; Mehmet Bey’in hikâyesi bunu çok net gösteriyor. Tebessüm, esneklik ve sıcaklık da ticaretin parçası. “Bizde olmayanı hayatımıza almadıkça bizi zor günler bekler” cümlesi üzerinde uzun uzun düşündürdü.

  • ACK dedi ki

    8 Ekim 2026

    "Ben böyleyim" demekle çok bir yere varılmadığını hep görüyoruz. ben böyleyim ve bunları da kendime ekledim, gerekirse daha da eklerim diyenler hep ileri gidenler oluyor.

  • İsa k. dedi ki

    8 Ekim 2026

    İnsanın hayatına alabileceği çok güzel bir konuya değinmiş. İnsanın hayatında bir yemeğin kıvamı gibi

  • Dinçer dedi ki

    8 Ekim 2026

    Hayat insana geldiğin gibi kalamazsın sorusunu her an sorar? Belki de bunun üzerine hiç düşünmedik.

  • hilmi kibarkaya dedi ki

    8 Ekim 2026

    Bana verilen ayaklarla düz ve temiz yollarda yürüyebilirim,yol bozulunca ayakkabı şart,çok daha taşlıklı ise bot giymem gerekiyor!

  • ÖMER dedi ki

    8 Ekim 2026

    İnsanın kendini geliştirmesi çok önemli

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.