
Uçurumun Kenarındaki Konfor
Uçurumun Kenarındaki Konfor
Uzun süren toplantı sonunda bitti. Başlangıcından sonuna bütün ekibin neredeyse aynı fikirde, uyum içerisinde olması güzel gibi görünüyor. Gerçekte ise bizi veya şirketimizi uçuruma götürebilecek sessiz bir mutabakat!
Her insanın doğuştan getirdiği güzel özellikleri, yani huyu var. Kimilerimiz coşkulu, yenilikçi ve her an yeni hazların peşindedir; kimilerimiz ise keskin, kuralcı, her şeyi denetleyen ve sadece fayda arayan...
İşte sorun tam da burada başlamaktadır: Çünkü huyu huyumuza, suyu suyumuza uyan ve bize benzeyen insanlarla çalışmak keyiflidir. Bize itiraz etmeyen, her dediğimize "evet" diyen ekipler kurmak; rahatsız edici sesler ve tutumlarla karşılaşmadan ilerlemek bize çok daha kolay görünür. Oysa hayat, sayısız deneyim ve örnek ile bize çok net bir kuralı fısıldayıp durmaktadır: Kuş tek kanatla uçamaz.

Öyleyse insanın gelişimi zıddındadır.
Sürekli birbirinin aynısı olan insanlardan oluşan bir ekip belki çok hızlı koşar ama önündeki uçurumu fark edemez. Bir sistemde atak ve yenilikçi kişiler kadar frene basacak, detayları sorgulayacak, riski analiz edecek sakin ve korumacı mizaçtaki kişilere de ihtiyaç vardır. Çünkü insanın gelişimi zıddındadır; kendinde olmayanı hayatına aldığında başarıya ulaşabilir.
Gerçek liderlik; çatışma gibi görünen o farklılıkları bir potada eritebilmek, ortak bir hedefte buluşturabilmektir.
Olduğu gibi yaşayıp gitmek, mizaç neyi istiyorsa ona teslim olmak bir iş insanı için en büyük konfor tuzağıdır. Bazılarımız her şeyi rakamlara indirger, insanın gerçeğini unutur. Şirketi büyüteyim derken esnemeyen sert bir yapı kurar ve şirketi tıkar. Bazı yöneticiler ise daha duygusal ve coşkuludur; bütçe ve sınırlı imkânları unutup anlık kararlar ve heyecanlarla şirket yönetir.

Karizmatik liderlerin en büyük marifetleri anlık isteklerine, "ben en iyisini bilirim" diyen iç seslerinin zıddına bir duruş sergileyebilmeleridir. Sadece kendi doğruları ile yaşayan insanlarda "yankı odası körlüğü" denilen sorun çok sık görülür.
Artık Aynaya Bakma Vakti
Bugün şirketlerimizde yaşadığımız tıkanıklıkların sebebi, kim bilir, belki de piyasa koşulları değil, bizim kendi zihinsel kalıplarımızdır. Belki de şirketimizi ve kendimizi büyütmek için içimizde bizi sürekli onaylayan seslerden vazgeçip hayatımıza bazı zıtlıklar katma cesareti göstermenin vakti gelmiş olabilir?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (23)
G.Yılmaz dedi ki
5 Eylül 2026Gerçek büyüme, bize benzeyenlerle değil, bizi tamamlayan zıtlıklarla aynı masada oturabildiğimizde başlar.
Evim Evren dedi ki
9 Eylül 2026Aslında hiç beğenmediğimiz hatta yan yana gelmek istemediğimiz insanların, bizi biz eden unsurları daha iyi ve parlak hale getirmesi ne kadar ilginç değil mi?
Gokhan Ulger dedi ki
10 Eylül 2026Toplantidan herkesin memnun ciktigi gun aslinda endiselenmek lazim. Frene basacak adami olmayan ekip hizli gider ama nereye…
Furkan A. dedi ki
11 Eylül 2026Yankı odası körlüğünü bir iş insanı en çok hangi zamanlarda ve nerelerde yaşar?
Muhammet Tüci dedi ki
13 Eylül 2026Tebrik ediyorum çok güzel yazmışsınız 👏
ANIL A. dedi ki
14 Eylül 2026Yazıdan anlıyoruz ki, bir lider dünüyle de aynı olmayan kişidir.
Mustafa dedi ki
24 Eylül 2026Gerçekten hayatta sürekli olarak kendine birşeyler katmalı ve dünü ile aynı olmamalı.
Yusuf dedi ki
27 Eylül 2026Çok güçlü bir anlatım. Özellikle “Kuş tek kanatla uçamaz” vurgusu, farklı düşüncelerin ekipleri güçlendirdiğini ve sağlıklı kararlar için itirazın da gerekli olduğunu güzel özetliyor.
Dinçer dedi ki
29 Eylül 2026İnsan konfor alanından çıkınca gelişir. Bulunduğu ortamdaki insanlar kendi mizacındaysa olayları farklı açıdan değerlendiremez.
çağlar a. dedi ki
29 Eylül 2026elinize sağlık. zaten kritik anlarda, toplantılarda canımızı sıkan insanlar da burada bahsettiğiniz zıttımızdaki insanlar olmuyor mu?
Muhammet Ali dedi ki
29 Eylül 2026Zıtlıklar olması hayatımızda zorluklar için değil bizleri daha iyi yapmak için varlar...
Mehmet Emir Hamurcu dedi ki
2 Ekim 2026Güzel örnekleme, insan hayatına kendinde olmayan iyi yönleri eklemezse gelişemez
Hasan Mahmutoğlu dedi ki
3 Ekim 2026Bize zıt olmayan kişilerle olmazsak gelişmemiz zor oluyor.
fahri bilici dedi ki
5 Ekim 2026Bize benzeyenlerle çalışmak huzurlu gelebilir ama şirketi büyüten şey o konfor alanı değil, 'zıtlıkların getirdiği denge'dir. İtirazı bir kriz değil, uçurumu gösteren bir emniyet kemeri olarak görmeyi hatırlatan nefis bir yazı olmuş. Tebrikler, elinize sağlık
suat uras dedi ki
8 Ekim 2026“Kuş tek kanatla uçamaz” cümlesi yazının özünü çok iyi anlatıyor. Herkesin aynı fikirde olduğu toplantı rahat görünür ama yankı odası körlüğüne yol açabiliyor. İtiraz eden, zıt bakan kişiyi dinleyebilmek liderin en önemli görevlerinden biri.
İsa k. dedi ki
8 Ekim 2026Bu zamana kadar zıtlıklardan hep uzak durdum ama aslında insanı geliştiren gelişmesinin sebep olan zıtlıklarmış onu bu yazıda daha iyi anladım. zıtlıkların uyumu Siyah-beyaz gibi siyah beyaz olmadan varlığını gösteremiyor.
ACK dedi ki
8 Ekim 2026Şifamız bizim zıttımızdadır çoğu zaman ama bunu görüp hamle yapmakta kolay değil.
Osman dedi ki
8 Ekim 2026İşte de zıtlıkları öne almak gerekli
M. Ender dedi ki
8 Ekim 2026Hamlelerde hep evet olmayacağı gibi, hep hayır da olmaz. O zaman sürekli kısıtta kalır insan, işler de bu şekilde yürümez. Dolayısıyla zıttımız ile uyum sağlamak önemli...
hilmi kibarkaya dedi ki
8 Ekim 2026Her insanın iyi lider olamamasının bir nedeni varmış.
Lidermi? Lidermiş gibi mi?Mert dedi ki
8 Ekim 2026Bazı inançlarımız bize zarar da verir.. kişi her zaman yaptığına bir adım da geriden bakıp yoklamalıdır.
Ömer K. dedi ki
8 Ekim 2026Bize ters gelen insanlar, davranışlar aslında gelişimin anahtarı bunu anladım
İLHAN S. dedi ki
9 Ekim 2026Özellikle yöneticilerin okumasında fayda olan bir yazı.
