Kerem satış direktörüydü. Odaya girdiğinde enerjisi de onunla birlikte girerdi. Sunumu açtı ve ilk cümlesini net söyledi:
“Bu projeyle pazarda ciddi bir sıçrama yapacağız.”
Masada iki kişi daha vardı.
Elif, satın alma müdürü. Önündeki dosya açıktı. Kalemi hazırdı. Kerem’in heyecanına değil, tablodaki boşluklara bakıyordu. “Toplam maliyet nedir? Kur riski nasıl yönetilecek? Alternatif tedarikçi var mı?” diye sordu.
Kerem bir an durdu. O büyümeyi anlatıyordu. Elif kaybı hesaplıyordu.
Murat ise pazarlama tarafındaydı. Sandalyede hafifçe öne eğildi. “Bu ürün bizim marka konumumuza uyuyor mu? Hedef kitle bunu nasıl algılayacak?” dedi.
Üç kişi.
Aynı masa.
Aynı ürün.
Ama üç farklı motivasyon.

Kerem fırsata doğru koşuyordu. Elif riski azaltmaya çalışıyordu. Murat algıyı korumak istiyordu.
Toplantı ilerledikçe tempo da farklılaştı.
Kerem hızlanıyordu. “Zaman kaybetmeyelim, rakipler beklemiyor.”
Elif yavaşlıyordu. “Detayları görmeden karar veremem.”
Murat arada kalıyordu. “Pilot sonuçlar olmadan net konuşamam.”
Sesler yükselmedi. Ama mesafe arttı.
Kerem biraz daha yaklaştı, sesi biraz daha netleşti.
Elif sandalyesini hafifçe geriye itti.
Murat not almaya başladı ama göz teması azaldı.
Sorun ürün değildi. Sorun, herkesin farklı bir zihinsel algısının olmasıydı.
Kerem durdu. Sunumu kapattı. Bu kez başka bir yerden başladı.
“Elif, üç senaryolu maliyet analizini paylaşayım. Risk dağılımını netleştirelim.” Dedi.
“Murat, pilot kullanıcı geri bildirimlerini açıyorum. Marka uyum skorları burada.” Dedikten sonra, son cümlesini yavaş ve sakince söyledi: “Kararı birlikte verelim ama herkesin önceliğini netleştirerek.”
Odadaki hava değişti.
Elif’in omuzları gevşedi. Murat başını salladı. Kerem konuşma hızını düşürdü.
Bir hafta sonra sözleşme imzalandı.
Toplantıda değişen şey ürün değildi. Fiyat da değildi. Değişen şey, herkesin kendi filtresinden bakıldığının fark edilmesiydi.
Satış büyümeyi ister.
Satın alma güveni.
Pazarlama uyumu.
İnsan aynı masada oturabilir. Ama aynı yerden bakamaz. Ve süreci hızlandıran şey, daha çok konuşmak değil; karşımızdakinin nasıl düşündüğünü anlamaktır.



Bir Yanıt
İş hayatında insan farklılıklarını çok güzel özetlemiş