Kelebek Etkisi ve İş Hayatında Karakter Koymak

Küçük Bir Detay, Büyük Bir Sonuç

Kelebek etkisi nedir, hiç düşündünüz mü?

Hayatın içinde bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz o kadar çok bağlantı var ki… Fermuarın yapısı sivrisineklerin vücut mekaniğinden esinlenerek geliştirildi. B-2 Spirit uçağı tasarlanırken en yüksek süratlere ulaşan alaca şahinin uçuş formundan yola çıkıldı. Ve daha nicesi, aslında birbirinden çok uzak görünen iki sistemin üzerine kuruldu. İşte bugünkü konumuz da tam olarak bu: kelebek etkisi.

Bir Alarmın Hikayesi

Her gün aynı saatte kalkıp işe giden birini düşünelim. Etrafında çok fazla insan olmayan, beyaz yakalı, çalışma hayatını fazlasıyla seven ve bu yüzden izinlerini neredeyse hiç kullanmayan biri. Normalde her sabah saat 06:30’da kalkan bu kişi, bir gün alarmı çalmadığı için saat 07:00’de uyanıyor.

İşe geç kalacağını düşünüp aceleyle hazırlanıyor, her zamankinden daha hızlı ama daha az huzurlu bir şekilde evden çıkıyor. Dalgınlığı yüzünden, arkasından gelen taksiyi fark etmeden yola çıkıyor ve taksi ona çarpıyor. Hayatını kaybediyor. Şimdi bu kişinin çok ünlü bir fizikçi olduğunu, hatta fizik yasalarının büyük bir kısmını bizzat onun bulduğunu düşünün. Bugün kullandığımız birçok teknolojinin temelinde bu yasalar var. Yani ortada sadece çalmayan bir alarm yok; o alarm çalmadığı için bir insan hayatını kaybediyor ve biz o fizik yasalarına asla ulaşamıyoruz. Bugün kullandığımız teknolojilerin büyük bölümü var olamıyor. Tek bir alarmdan bahsediyoruz. Kelebek etkisinin küçücük bir örneğinden. Var olduğu noktanın tam zıttında, kocaman bir olayı etkileyebilecek potansiyele sahip küçük bir kelebekten.

Bilginin Sınırları Aslında Bir Yanılsama

İnsanlar bu hayatta pek çok şeyi birbirine bağlar; ama genelde bir konuda bilgi sahibi olduğumuzda sadece o konuyu bildiğimizi zannederiz. Oysa karıncaların yaşam biçimine baktığımızda kendi iç dünyamıza dair bir şeyler öğrenebiliyoruz. Ya da bir kuşun eşini etkilemek için yaptığı özenli “yuva temizliği”, bizim kendi işimizle kurduğumuz ilişkiyi bile etkileyebilecek bir bakış açısı sunabiliyor. Peki, meslek hayatımızda tekrar ede ede kalıplaştırdığımız davranışların tam zıttını yapsaydık ne olurdu, hiç düşündünüz mü?

Fırsatları Değerlendirmemenin Ardındaki Gerçek Sebep

Karşısına çıkan fırsatları değerlendirmeyen birini düşünün. Bunu yapmıyor olması, mantıklı fırsatları fark edecek potansiyelden yoksun olmasından mı kaynaklanıyor, yoksa sadece riske girmek istemediği için mi? Ya da kendi tüketim alışkanlıklarında sorun yaşayan, harcamalarını kısıtlayamayan birinin yatırım yapmaya veya tasarruf etmeye başlaması… Bu değişim hem o kişiyi daha karizmatik kılar hem de kendi mesleğindeki kazanımlarını ve seviyesini doğrudan yükseltir.

Karizma, Mizacın Zıttında Doğar

Karizmatik olmak için ne kadar çaba harcadığımızı bir düşünün. Oysa karizma “olunmaz”, karizma “yaşanır” ve bu ancak kendi karakterimizin zıttına pozitif özellikler eklediğimizde ortaya çıkar. Bunu somutlaştıralım: Altında 400 kişinin çalıştığı bir fabrikatörü düşünün. İşten eve geldiğinde ceketini çıkarıp gömleğinin kollarını sıvıyor ve kızıyla yerde evcilik oynuyor. İlk bakışta “boş” görünebilecek bu davranış, aslında son derece karizmatik bir davranıştır çünkü o adam, günün büyük kısmında sergilediği otoriter, mesafeli mizacının tam zıttını, evde kızı için sergiliyor.

Sonuç

Hayatımızda iyi bir noktaya gelebilmek, olduğumuzdan daha mutlu ve başarılı olabilmek için önce kendi mizacımızın zıttında hangi özellikleri geliştirebileceğimizi görmemiz gerekiyor. Tıpkı çalmayan küçük bir alarmın koca bir tarihi değiştirebilme potansiyeli gibi, bizim de günlük hayatımızda mizacımızın zıttında attığımız küçük bir adım, iş hayatımızda çok büyük bir kelebek etkisi yaratabilir.

Loading spinner

28 Responses

  1. Yazıdan anladığım yapacağımız normalleştirmeyi, rutini bırakıp, ben böyleyim böyle devam edeceğim demeden gelişime açık olmanın önemi….

  2. İlişkide de bazı detaylar önemsiz görünebiliyor. Ama bazıları var ki ilişki hakkında bir çok şey anlatıyor.

  3. Makale sadece bir motivasyon metni değil de aynı zamanda kendi davranış kalıplarını sorgulamaya davet eden, farkındalık oluşturan bir içerik oluşturmuş. Kelebek etkisini hayatımıza bu denli kişisel ve uygulanabilir bir şekilde bağlamasını çok beğendim.

  4. Dağınık bir odayı toplamak için yerdeki çorabı kaldırmakla başlayan küçük bir adım.
    Sonrasında işyerinde ki masayı toplamak, haftalık plan yapabilmek filan derken, hayatımızın toparlanması gibi…

    1. Bazen küçük gördüğümüz şeyler hayatımızda büyük etkiler yapabilir. O yüzden küçük de önem vermek gerekir.

  5. Birbirine yakın mizaçlı insanların mizaçları doğrultusunda attığı adımlar oluşturduğu kelebek etkisi herkes için farklı mı olur?

  6. Basit ve küçük olduğunu düşündüğümüz konuların nasıl da komplike ve önemli sonuçlar doğurabileceğini izah eden, güzel tespitler olan bir yazı… kaleminize sağlık.

  7. Sıradanlaşmış hayatın dışına çıkıp, aslında neyi, ne için yaptığını bilmek ne durumda, ne tepki vereceğini düşünerek hareket etmek insanı özüne döndüren, değerli bir durum.

  8. Hayatta ufak diye önemsemedigimiz veya cok fazla önemsedigimiz surecler bizi asiriliga goturebiliyor. burada bunu cok güzel anlatmislar önemli olan kendimizi gelistirmeye ve yapamadiklarimizi bize zor gelen seyleride yapabilir olmak icin çaba göstermeye devam etmemiz. tabiki dogru olan için.

  9. Küçük gibi görünen başlangıçların aslında hayatın içinde ne büyük etkileri olduğu görüyoruz, hiç bir işi yada olayı küçümsememek gerekiyor ayrıntılar ve o küçük noktalar hayatın şifresi gibi.
    Yapmak istemedigimiz şeylerin etkilerinin büyüklüğünün tam olarak kelebek etkisi olduğunu görüyoruz

  10. Bugün hayatımızda atacağımız ufak bir adım, kelebek etkisi gibi bizi nerelere ulaştırabilir. Nerelere vardırabilir. Her büyük işleri başaran kişilerin gerçekte yaptığı gibi… çok ufak ama zorlandığımız o yapamadığımız davranışlar :((

  11. Küçük detayların koca bir geleceği değiştirebileceği gerçeğini bu kadar akıcı bir dille hatırlattığınız için kaleminize sağlık.

  12. Hayatta büyük hedeflerimiz olduğu zamanlarda bunun en başında olan küçük bir adımı ve hareketi küçümsemeliyiz. O küçümseme yıllar sonraki beni oradan çoktan almış olacak….

  13. Küçük eylemlerimizin sadece bizi değil, çevremizi ve geleceği de şekillendirdiğini bilerek daha dikkatli adımlar atmak zorundayız.

  14. Yazı, konuya farklı bir açıdan bakmamı sağlayan ve farkındalık oluşturan oldukça değerli bilgiler içeriyor. Emeğinize sağlık; bu tür içeriklerin artması, konu hakkında daha fazla kişinin bilinçlenmesine önemli katkı sağlayacaktır.

  15. Günün koşuşturmacası arasında durup kendi alışkanlıklarımı ve ‘asla yapmam’ dediklerimi sorgulatan çok zarif bir yazı olmuş.

  16. Bazen büyük değişimler, çok küçük bir davranışla başlıyor. Kendi alışkanlıklarımızın dışına çıkıp karakterimize yeni yönler katabilmek, hem iş hayatında hem de insan ilişkilerinde ciddi fark oluşturuyor…

  17. Bazen büyük değişimler, çok küçük bir davranışla başlıyor. Kendi alışkanlıklarımızın dışına çıkıp karakterimize yeni yönler katabilmek, hem iş hayatında hem de insan ilişkilerinde ciddi fark oluşturuyor..

  18. Küçük olayların bir araya gelmesi hayatımızda büyük olayları meydana getirebilir. O zaman hayatımızda da küçük şeylere de önem göstermemiz gerekir.

  19. Bazen ” bunu yapınca ne değişecek ki , ne işe yarayacak bu saatten sonra” diyip basite aldığımız durumlar aslında bize mesafe katettiren şeylermiş.

  20. Tüm insanlar her zaman sorarlar ya başarının sırrı var mıdır aslında bu yazıda tam anlamıyla başarının sırrı açıklanmış. İnsan başarıya ancak kendi özelliklerinin dışında özellik kattığında başarıya ulaşabilir.

  21. Ben karizmayı hep dış görünüşle alakalı bir şey sanırdım. Ancak aslında mesele karakterimizin zıttına olumlu şeyler yapabilme becerisiymiş.. Kattığınız değer için teşekkürler..

  22. Karizma “olunmaz, yaşanır” cümlesi çok kıymetli. Demek ki büyük değişim büyük hamlelerde değil, mizacımızın zıttında attığımız o küçücük adımda başlıyor…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir