“Gülmeyi bilmeyen ticaret yapmasın…” diyenlerimiz var olduğu gibi, “Ticarette önemli olan ciddiyettir,” diyenlerimiz de var. Her iki söylenen sözün de doğruluk, gerçeklik payı var. Fakat her aşamada gülümsüyor olmak ne kadar doğru veya hiç gülümsemeyip hep ciddi olmaya çalışmak…
Mehmet Bey, yılların esnafı; bulunduğu sitenin en iyi ürünlerini satan parke firmasına sahip. Sistemli, düzenli, istikrarlı bir çalışma sistemi var. Hayatında en önem verdiği şey düzen ve disiplin. Firmasına girdiğinizde kuyumcu vitrini güzelliğini görüyorsunuz. 20 yılda işe geliş saati hiç değişmedi. Sabah 07.30’da firmasını açar ve kollarını sıvayıp işlerine başlar. “Çalışan demir pas tutmaz ama hep çalışmalı,” der… Yetiştirdiği çırağı da kendisinin aynısı. Hatta aynası gibi…
“İnsan insanın rengini alırmış,” derlerdi, demek ki doğruymuş…
Cengiz, Mehmet Bey’in disipliniyle, sistemiyle yetiştiği için müşteri ilişkileri, işe geliş saati, iş yapış şekli Mehmet Bey’in aynısı gibi. Kendi öz evladı Ahmet bile babasına bu kadar benzemiyor.

Mehmet Bey işini bu kadar güzel ve düzenli yaptığı için müşterileri de yıllardır Mehmet Bey’den başkasına gitmezler. Fakat son yıllarda bir türlü yeni müşteri portföyü oluşturamadığını fark etti. Referansla gelen müşterilerin bile bir çoğu Mehmet Bey’le alışveriş yapmak istemiyorlar. Bunun üzerine çok düşünmeye başladı: “Neden portföyümü yeni müşterilerle genişletemiyorum?” Bu durumu o kadar içerlemişti ki… Bir gün dayanamayıp can dostu Selim abisinin yanına gitti. Selim abi der ama yılların dostluğu var aralarında. Selim abi her zamanki gibi tebessümle, ikramla karşıladı Mehmet’ini. Dost dostunun halinden anlar; “Neyin var Mehmet, sende bir haller var?” Mehmet Bey hiç durmadan konuya girdi ve durumu anlattı.
Selim abi tebessümle çayları yeniledi. “Bütün derdin bu olsun Mehmet’im, çözeriz. İnsan dünyaya gelir ama geldiği gibi kalmaz. İnsan kendi yapısal özelliklerine sahip çıkmalı ve onları geliştirmeli. Fakat sahip olmadıklarını kendisine eklemediğinde başarıya ulaşması biraz zor olur. Düzen, disiplin, sistem bir şirketin olmazsa olmazı. Bunun yanında tebessüm, canlılık, esneklik kattığında insan hedefine ulaşabiliyor. Evet insanlar fayda görmek için gelirler fakat güler yüz görmek isterler. Zıddında ise sadece tebessüm, esneklik yetmez. Ciddiyet ve disiplin de ister müşterimiz. Bizde olmayanı hayatımıza almadıkça bizi her zaman zor günler bekler,” diyerek çayından son yudumunu aldı. Mehmet Bey derin düşüncelere dalıp, “Evet Selim abi, dediğin gibi biraz tebessüm iyi gelecek gibi… Yıllardır yanı başımda olan sorunumu iki bardak çay eşliğinde çözdün ya, helal olsun sana,” dedi.
Hayat insana “geldiğin gibi kalamazsın” mesajını her an verir ama insanın doğru soruyu sormasını bekler…



10 Responses
Kendini geliştirebilen geride kalmaz.
İnsan tek değil hayatta ve verilen özelliklerde tek değil, o yüzden yeni, olumlu ve geliştiren özellikler katmalı kendine.
Hayatta bir akış var ve bu akışa ayak uyduramayan olduğu yerde kalsa bile gerilemeye başlar.
Disiplinli ve sistemli olmak tek başına yetmeyebilir; onları tebessüm, esneklik ve sıcaklıkla dengelediğinde yani sadece doğru değil iyi de yapabildiğinde ticaret gerçek anlamda büyür.
Kendine iş olumlu katkı yapabilmek.
İnsan hep yeni şeyleri katılabilmelidir
İnsanın hayatında zıtlıkları barındırmasının önemini güzel öykülerle betimlemiş, dili ile kurgusuyla sürükleyici bir yazı. Gönlünüze sağlık beğenmemek elde değil…
Mehmet Bey’in hikayesi üzerinden ticarette dengenin önemini bu kadar samimi ve akıcı aktardığınız için teşekkürler, çok keyifliydi
Geldiği gibi kaldığında nasıl ki bir elma bile beklediğinde bozuluyor bizler de ilişkilerimizde olduğumuz gibi kalırsak bozulabiliriz.
Düzen ve disiplin masayı kuruyor ama müşteriyi o masada tutan tebessüm oluyor. Bizde olmayanı eklemedikçe yıllarca aynı yerde saymaya devam ediyoruz.