ÇOCUKLUĞUMUZDAKİ DÜKKANLAR

Bazı dükkanlar vardır bu hayatta; mahallenin berberi, fırını, bakkalı… Sanki zamanda takılı kalmış gibidirler. Televizyonu 30 yıldır aynıdır, kullandığı malzemeler bile belki aynıdır hatta müşterileri de ve bazı insanlar da bir miktar bu dükkanlara benzerler… Hayatlarında bir rutinleri vardır, değişimlere adaptasyonu daha ağırdan alırlar, yeni veya kestirme yolları değil bildiği yolları seçerler, dışarıda yemek yiyeceklerinde çok nadir yeni bir yer denerler, yeni bir araba modeline geçiş yaparken zorlanırlar veya yeni bir işe adapte olurken. 

Bir de daha yenilikçi tipler vardır ki, bu gelenekselcilerin tam tersidir. Yeni teknolojik aletlerin peşinden koşanlardır, yeni açılan yerleri ilk deneyen onlardır veya herhangi bir şeyin eskisinden çabuk sıkılanlar da bunlardır.

İşte ticarete girdiklerinde de kendi kişiliklerine benzer bir stil sergilerler. 

Geleneksel olanların işletmeleri disiplinlidir, kuralları sağlamdır, pek yeniliğe rastlanmaz, farklı sektörlere geçişler de daha nadirdir ama olan sistemler de yürür.

Yenilikçiler ise ticaret yaşamında daha ataktır. Sermaye büyüdükçe yeni sektörlere de girerler. Fakat ilerlemeleri hızlı da olsa sağlamlıkları aynı değildir. Birkaç yıl hatta birkaç ayda sönen şarkılar ile eski kült olan unutulmaz şarkılara benzetebiliriz.

Peki ya ikisinin de iyi özelliklerinden de yararlanabilseydik?

İşte! Ortaklardan biri de daha geleneksel diğeri ise daha yenilikçi olursa bu birleşim işletmeyi daha da ileri götürür. Doğru yerlerde gereken kampanyaları, büyümeleri bir yenilikçi iyi belirler, bulunduğu konumu ise bir geleneksel çok iyi korur. Birbirlerini denetlerler ve güçlendirirler, kararlardan önce daha iyi bir şekilde irdelerler, böylece ne zamanda takılı kalırlar ne de sönüp giderler.

Ve bu durum iş hayatımızda, ticaretimizde, ortaklıklarımızda böyle olduğu gibi hayatın diğer yerlerinde de böyledir. 

Peki ya biz?  Bizler de ya gelenekselizdir ya da yenilikçi. Ya hayatımız biraz daha sabittir ya da hareketli. Ancak bu böyle kalmak zorunda değildir. Çünkü insan yönetici bir varlıktır, yani şu anki konumunu değiştirmekle ilgili iradeye sahiptir. Başka varlıklarda ise bu olmayan bir özelliktir. 

Yani kısacası insanların birbirlerinden zihinsel farklılıkları vardır. Önemli olan ise farklılıkların her birinin avantajlarını yakalayıp dezavantajlarından kurtulmaya çalışmaktır. İş hayatında da önemli olan aslında farklılıkların kötü olmadığı ve iyi olan yanlarımızın dışında başkalarından da biz de olmayan iyi yanlarını almaktır. 

Çünkü zıttıyla birleşmenin asıl amacı, güç ve hız kazanmaktır.

Loading spinner

2 Responses

  1. Tüm detaylar farklılıklarda değil mi? Çocukluğuma götüren bu yazı için şükranlarımı sunarım…

  2. Bir kişi bizden farklı ise burda çok iyi irdelemek gerek çünkü benim ondan uzaklaşma isteğim kötü biri olduğu için de olabilir, onla birlikte olursam eksik taraflarımı geliştirebilirim diye de o aradaki ince çizgiyi iyi kontrol etmek gerek

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir