Dünya var olduğundan bu yana insanlar, yaşamlarını devam ettirebilmek için farklı işlerle uğraşmışlardır. Süreç; tarım ve el aletleri üretimi gibi birçok faaliyetin ve imkânların takası ile devam etmiştir. Ta ki para ile alım satımın başladığı döneme kadar… Paranın icadıyla birlikte yeni meslekler ile sektörler ortaya çıkmış ve teknolojiyle birlikte bu süreçler farklı boyutlara evrilmiştir.
Eğitim de bu süreçlerin içinde büyük bir öneme sahiptir. Belli bir konuda yeteneği olan insanlar, bildikleri alanlarda topluma öncülük etmişlerdir. Tarım, hayvancılık ve madenlerden el aletleri yapanlar, aynı zamanda diğer insanları da eğitmişlerdir. Günümüze kadar süregelen bu sistemle meslekler, ihtiyaçlara göre çeşitlenmektedir.

Elbette eğitim sektörü de bir gelişim süreci içerisindedir. İmkânlar değiştikçe eğitim sektöründeki yönelimler de buna göre değişmektedir. Bu süreçte eğitmenler, eğitim verdikleri insanları iyi tanımalıdır ki onları doğru şekilde eğitebilsinler. Her insanın farklı bir algılama sistemi olduğu için, iletişim kuracağımız insanın algı yapısına göre yaklaşmalıyız. Yani insanları karakterine göre eğitmek, bir ağacı cinsine göre yetiştirerek meyve almaya benzer. Bunun yolu da kısa ve pratik bilgilerden geçer. İnsanın önce kendini, sonra çevresini tanıması doğru hamleler yapmasını sağlar. Sürece ilk önce “Kim kimdir?” diyerek, insanı tanımakla başlanmalıdır. Konu ne olursa olsun; insanı eğitirken veya bir eğitimi pazarlarken odak nokta “insan” ise o satışın gerçekleşmesi için önce insanı tanımak gerekir.
Satış öncesindeki pazarlama aşamasında da teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanı tanımak kritik bir rol oynar. Örneğin; el sanatları eğitimleri yüz yüze verilince öğrenci kalibrasyonu (seviye tespiti) daha kolay yapılabilir. Ancak online süreçlerde de doğru analizlerle işleri yönetmek isabetli olacaktır. Satış öncesi süreçte, eğitimini planladığımız sanatın duyuru reklamını insanların temsil sistemlerine göre yapmak ilgiyi artırır. Bu doğrultuda video, slayt, fotoğraf veya ses seçimi yapılır. Online ortamda satışını yaptığımız eğitimin içeriğinin ilgi çekici olması için duyuru yapacağımız ilin veya semtin ilgi alanlarına göre stratejiler belirlemek daha isabetli sonuçlar verir.

Aslında bu adımlarla, satışın kolaylaşıp gerçekleşmesi için gerekli sebepleri oluşturmuş oluyoruz. Konu ne olursa olsun sonuca değil, sebeplere odaklanmamız gerekir. Bu sebepleri oluşturmak için ise belirli bedeller ödenmelidir. Kısacası, oyunu kuralına göre oynamak lazımdır. Yeni pazarlama sektörlerinde de “kim kimdir” bilgisi, sebepler dahilinde bizi sonuca ulaştıracak doğru bedelleri, doğru yere ödememizi sağlar.



4 Responses
Çok güzel bir yazıydı çok beğendim…
Hayatta her alanda önce sebeplere odaklanmak bizi doğru yönlendirecek demek ki…
Pazarlamanın satıştan önce gelen bir evre olması ve onun açtığı yolda satışın ilerlediği bilgisi bile çok anahtar. Ki bunun her sektörde olduğunu aktarmışsınız… Teşekkürler.
Katılıyorum. İnsanın o karmaşık iç dünyasına dokunmadan, onun algı kanallarına (temsil sistemlerine) uygun bir sunum yapmadan atılan her adım, sonucu satışa değil, sadece çabaya dönüştürür.”