Kimi insanlar olaylara olumlu yönden bakıp buna göre tepki verirken, kimileri ise olaylardaki potansiyel olumsuzlukları ve riskleri görür. Atak insanlar, kazanacaklarına odaklanıp daha fazlasını isterken, bazıları elindekini korumaya ve sahip olduklarını sürdürmeye odaklanır. Kimi insanlar hızlı karar alıp harekete geçmeyi tercih ederken, kimileri ise uzun uzun düşünerek, olası riskleri değerlendirip sonra karar vermeyi uygun bulur. Aslında insanların odak noktaları, aynı olay karşısında bile farklı olabilir ve bu nedenle aynı olaya farklı tepkiler verebilirler. Kimisi değişimi bir gelişim olarak değerlendirirken, kimisi alıştığı düzenin bozulacağı düşüncesiyle değişime mesafeli yaklaşabilir. Yani insanların algıları, dolayısıyla aktarımları birbirinden farklıdır. İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken tek bir bakış açısıyla hareket etmek çoğu zaman yetersiz kalır. Çünkü her insanın olayları değerlendirme biçimi, öncelikleri ve beklentileri birbirinden farklıdır.

Ticarette de durum farklı değildir. Çeşit çeşit insan, çeşit çeşit müşteri ve satıcı demektir. Alım, satım süreçlerinde, bu farklılıkları fark edebildiğimiz ölçüde insanların beklentilerini ve isteklerini anlayabiliriz. Her müşteri aynı sebeple alışveriş yapmaz. Kimi en uygun fiyatı ararken, kimi kaliteyi, kimi güveni, kimi ise hızlı hizmeti ön planda tutar. Aynı şekilde her satıcının da ticarete bakış açısı farklıdır. Bazıları kısa vadeli kazancı hedeflerken, bazıları uzun vadeli müşteri memnuniyetini ve güven ilişkisini ön planda tutar. Müşterisinin beklentisini anlayamayan bir satıcının ürününü satması oldukça zordur. Bir alıcının da malı satan kişiyi doğru algılaması; yapacağı ticaretin, alacağı malın ve sürecin potansiyel risklerini ya da sağlayacağı kazançları daha doğru değerlendirebilmesi anlamına gelir. Bu nedenle başarılı bir ticaret, yalnızca ürün bilgisine değil; insanı tanıyabilmeye, doğru iletişim kurabilmeye ve karşı tarafın beklentilerini anlayabilmeye de bağlıdır.

İnsanlardaki farklılıkların hiçbiri tek başına doğru ya da yanlış diyemeyiz. Ama farklılıklar önemlidir. Çünkü hayatta her imkanın bir zorluğu vardır. Hayatta hızlı karar vermemiz de gerekir. Detaylı düşünüp karar almamız da gerekir. İnsanlar doğuştan gelen özelliklerine ne kadar zıt özellik katabilirlerse; ihtiyaç gören konumunda olurlar. Ticaret ise ihtiyaç görme üzerine kuruludur. Bize doğuştan verilen özelliklerle bir yere kadar gelebiliriz. Fakat önemli yol kat etmek istiyorsak, kendimizin zıttın da davranmamız gerekiyor.. Kaliteli ticaret için zıtlıkların bir arada olması gerekir. Zıtlıkların uyumu karizmadır. Ticarette talep gören insanların sırrı karizmasından meydana gelir.



5 Responses
Başarı için, sadece ürün veya hizmetle değil; insanın varoluşundaki zıtlıkları tanıyıp onları dengeli bir şekilde karizmasıyla bir araya getirebilmesi gerek sanırım.
Adam işi biliyor deriz ya. Aslinda bu sadece ticareti bildiginden degil, insanı da iyi bildiginde oluyor.
İstek, ihtiyaç, karizma, zıtlıkların uyumu gibi kavramların ticarete entegre edilmiş hali… Çok orijinal tespitleri olmuş. İlginç, daha önce hiç düşünmediğim konular.
Ticaretin sadece ürün satmak değil, insanı ve zıtlıkların uyumunu okuyabilmek olduğunun başarılı bir özeti.
Her müşteri aynı sebeple almıyor; kimi fiyata, kimi kaliteye, kimi güvene bakıyor. Bu farkı görebildiğimiz kadar satabiliyoruz.