İnsan, zihninde bir şeyi detayda düşünüp irdelemeden otomatik davranışa dönüştüremez. Bir şeyi ilk yaptığında yüksek performans sergiler ve o performans karşılığında zihinsel ve fiziksel yorgunluk olur. Bu davranışı süreklilik haline getirdiğinde, artık o kadar yüksek performans sergilemesine gerek kalmayacaktır. İnsanın otomatikleştirdiği davranışlar genel sistemini etkiler. Yani herhangi bir olay karşısında, o otomatikleştirdiği davranışları refleks gibi yapmaya başlar.
Tabii bu beceri kazanma süreci, detaydan başlaması gereken bir süreçtir.
Mesela bir mutfak dolabında dolabın tamamına değil detayda bir menteşesine odaklanacak, menteşenin nasıl üretildiğini öğrendikten sonra, kapağı en kaliteli şekilde nasıl açıp kapatabileceği hakkında bilgi sahibi olacak… Bir sonraki aşamada uygun kapak nasıl üretilir kısmına geçecek. Daha sonra bunu bir mutfak dolabı olarak görmeye başlayacak.
Her konuda olduğu gibi, iş hayatında da, problemin çözümü için detaydan bütüne gidildiğinde daha kaliteli bir süreç oluşur.
Daha sonra ise uzmanlaşa uzmanlaşa, detaylardan bir yerlere vara vara insan kitlesine de bakarak satışlarını düzenleyecek fakat yine de insanın işinde usta olması işindeki kazancı için tek başına yeterli olmaz. Bunun için satış yapacağı kitleyi de çok iyi tanıması gerek, işte burada devreye kimin kim olduğu devreye giriyor.
Mesela eğer bir çaydanlık üreten fabrikaysak, ürünlerimizi satacağımız pazardaki halkın misafir yoğunluğu, ne sıklıkla çay içiyorlar, içtikleri çayın miktarı neler? Bu detaylara hakim olursak üreteceğimiz çaydanlığın ölçüsü ile ilgili bir veriye ulaşırız. Çaydanlığı şehirli insana mı satacağız, kırsaldaki insana mı satacağız? Kırsala satacağımız çaydanlıklarda kuzey doğuya satıyorsak, o bölgede soğuk hava hakim ve oranın özelliği; soğuk havadan kaynaklı çayın çabuk soğumasıdır ve bundan dolayı çaydanlığın içeriğini ve çeliğini ona göre kullanmamız gerekiyor. Detaya fazla indiğimizde, insan zihni gibi ilk başta bu firmanın satın alması da çok yorulacak, fakat bu davranış otomatikleştiğinde, baktığı her yerde ilk önce detayı görüp sonra bütüne varacak ve artık satın almada eskisi kadar performans harcamayacak ve satışta da firma müşterisine daha güçlü gidebilecek.

Dolayısıyla, ticaretimizde de detaya indiğimizde, ‘’Alıcı profilim nasıl bir profil? Kim o ürünle ilgili, hangi zorluğunu gidermek istiyor? Bu hizmeti veren firma olarak yöneticiler ve yönetilenlerin baskı anında eğilimleri neler?’’ Gibi sorulara cevap verebilir hale geldiğimde, firmamız da en güçlü rüzgârlarda bile bir çınar ağacı gibi sapasağlam durabilecek. Çünkü, insan kendini tanıyarak güçlenirse, iş hayatında da karşılığını alır…



7 Responses
İnsan satış yapacağı kitleyi bilmezse, detaylı tanımazsa, çok kaliteli olarak gördüğü bir mal bile satılmayabilir çünkü, dünyanın en pahalı kürkü de olsa bu Dubai’de para etmez…
Yapacağı iş her ne ise ona başlaması da kolay olur. Sonra eklene eklene bütüne varır. Detaydan bütüne ulaştığında zihin de rahatlar. Her insan kolay başlayamaz. Başlangıç kısmı acı verir. Bazı insanlar ise kolay başlar. İşte kendimizi tanırsak, sebeplerini bilirsek zayıf yönlerimizi de geliştirme imkanımız. olur.
Her şeyin kıymeti ne derecede ihtiyaç karşıladığına göre belirlenir…
Yapılan iş veya ticaret ne olursa olsun detayın bütün üzerindeki etkisi çok iyi tarif edilmiş. Emeğinize sağlık.
Detaydan bütüne gitmenin, sonra da bunu otomatik davranışa dönüştürmenin hem insan gelişiminde hem ticarette ne kadar önemli olduğu çok net anlatılmış.
Özellikle “kimin kim olduğunu bilmek” kısmı, iş hayatındaki birçok hatanın sebebini açıklıyor.
Gerçek ustalık, detayı görüp bütünü yönetebilmekten geçiyor. Çok kıymetli bir yazı. 👏🏻
Bulunduğun ortamda herkesi tanımak ve detaydan bütüne çıkmak. Basit gibi görüneni iyi irdelemek çok güzel stratejiler verilmiş🌸
Kendini tanımak işlerinde de ticaretinde de ilişkilerinde de insanın süreçlerini kolaylaştırıyor.