İş hayatında, biri ile ilk denk geldiğimizde sorduğumuz bazı sorular vardır. İsim, meslek, memleket ve nicesi… Bu sorular sayesinde karşımızdaki hakkında bir miktar bilgiye sahip oluruz.Ve bu bilgiden bazı yerlere de gideriz. Örneğin, ortak paydada buluşup sohbetimizi ilerletiriz, daha önce o şehri ziyaret etmişizdir, kişinin hemşehrileriyle yaşantılarımız aklımıza gelir, o kişiyle ilgili bazı düşüncelerimiz oluşur… O memleketliler tutucu, o memleketliler asabi, o memleketliler cimri… Peki her o memleketli aynı mıdır? Hayat onları aynı yerde mi başlatmıştır, aynı yere mi götürmüştür?
Öncelikle yaşanılan coğrafyanın zihin üzerinde etkisi olduğunu itiraf etmeliyiz. Tabii ki de İzmir ile Kars’ın toplum yapısı veya Rusya ile Ekvatoral bir ülkenin insan yapısı farklılığında coğrafya önemli yer kaplar. Yağış, sıcaklık, yükselti… Hepsinin miktarı ve aktarım biçimi, bazı davranış kalıplarını tetikler. Yöresel danslarda da bunu net şekilde görürüz.

Peki bu bilgiler ışığında, memleketini bilmek insanları tanımanın büyük bir kısmı mıdır? Bunu biraz düşünelim. Aynı köydeki herkes çok yakın mıdır? İki kardeş birbirinin tamamen aynı mıdır? Tek yumurta ikizi dahi olsa… Bölgenin etkisi ve genetiğin etkisi yoktur diyebilir miyiz? Kesinlikle hayır. Peki salt bölge ve genetik mi şekillendirir kişiyi? Tabiki hayır.
İnsanlarda farklılık en çok zihinsel tarzlardan kaynaklanır. Zihnimizde çeşitli programlar vardır. Herkeste farklı türler farklı miktarda aktiftir. Herkes aynı miktar disipline sahip olmaz. Beklenmedik olayları yönetme becerisi de herkesin farklıdır. Dolayısıyla insanları daha iyi bir yöntemle tanımak istersek, zihinsel özellikleri tanıyarak başlayabiliriz.
Peki o zaman, kim, kimdir?



5 Responses
Peki neden insanlar insanları hep bir kalıba koymaya çalışır?
İnsanları gerçekten tanımak çok önemli; “nerelisin” yerine “son zamanlarda seni en çok ne heyecanlandırdı?”, “Zor bir karar verirken seni ne yönlendirir?” veya “Hayatında en çok neye değer veriyorsun?” gibi sorular sormalı mıyız? Ya da var mı daha kalıp cümleler?
Tek yumurta çift yumurta fark etmez gerçekten şimdiye kadar birbirine soyut olarak benzeyen hiçbir ikiz görmedim. Başkalıklarımız rengimizi hatta hayatımızı değiştiriyor…
Özellikle ‘Aynı köydeki herkes çok yakın mıdır?’ sorusuyla ezberleri bozup odağı bireyin kendine çevirmeniz güzel bir bakış açısı katmış.
Coğrafya bir şeyler söylüyor ama hepsini söylemiyor. Aynı köyde, hatta aynı evde bile iki insan aynı çıkmıyor. Mesele zihinsel tarzda…